Şuayip Deniz Demir: Çalışan ve üretici zordadır
TÜRKİYE KAMU-SEN Samsun İl Temsilcisi Şuayip Deniz Demir bir basın açıklamasında bulundu.
TÜRKİYE KAMU-SEN Samsun İl Temsilcisi Şuayip Deniz Demir şu açıklamalarda bulundu;” Ülkemiz seçimlere doğru giderken, çalışanların ekonomik kaybı büyümekte, insanlarımızın alım gücü günden güne azalmaktadır.
TÜFE oranı son bir yılda % 7,61 artmış, 2015 Ocak ayından itibaren ise ilk 3 aylık artış % 3,03 olmuştur. Yani kamu çalışanlarına bu yılın başında verilen % 3’lük artış şimdiden buhar olup uçmuştur.
Dünyadaki petrol varil fiyatları 8 ay öncesine geri dönerse, bugün benzinin litre fiyatının 7-8 lira olması muhtemeldir. Türk lirası bu kadar değer kaybetmişken, resmi enflasyon % 8’leri işaret ederken bakliyattan sebzeye, elektronikten ekmeğe pek çok kalemde yapılan zamları nasıl sineye çekeceğiz?
Son bir yılda işsiz sayısı 454 bin kişi artmış, 2015 yılında son 4 ayda 103 bin esnaf kepenk indirmiştir. Orta ölçekli işletmelere sürekli hibe programları, esnaflara faizsiz krediler verilerek borcu borçla kapatarak işletmeler ayakta tutulmaya çalışılmaktadır.
Memursen sendikasının 2013 yılında imzaladığı 2 yıllık Toplu Sözleşmeye göre kamu çalışanı arkadaşlarımız 2014 yılında aylık 60-200 lira arasında zarar etmişti. Bu ekonomik yıkım üzerine bu yıl da enflasyonun yüksek olması sadece memuru değil tüm çalışanları olumsuz etkilemektedir.
Önümüzde yaklaşan Genel Seçimin devletin ve memurun kaderi açısından önemli olduğunu düşünüyoruz. Emekli olmak isteyip de maaş kaybı sebebiyle emekli olamayan ve sayısı 100 binlerle ifade edilen memurun çilesi, Kamu Danışma Kurulu Toplantılarında mutabık kalınan konuların halen hayata geçirilmeyişi, kamu işçilerinin 4C statüsüne mahkum edilişi ve en önemlisi devlet memurunun “iş güvencesinin kaldırılmak istenmesi” Siyasi İktidarın memura ve çalışana bakışını ortaya koymaktadır. Kaldı ki sırtını İktidara yaslayan sendikal bir oluşumun memuru uğrattığı kayıplar ve kamuda bozulan iş barışı telafi edilemez boyutlara ulaşmıştır.
Türkiye Kamu-Sen’in Ankara’nın göbeğinde Aralık ayında 25 bin kişiyle, bu ay 50 bin kişiyle yaptığı Ek Zam ve İş Güvencesi Mitinglerine yaygın Ulusal Basın-Yayın Organlarının yer vermeyişi, ülkemizde oluşan havayı gayet net yansıtmaktadır.
Memura kuruşla zam yapılırken, emekliler ve asgari ücretliler açlık sınırı altındayken; milletvekillerine gece yarıları yapılan zamlar, astronomik emekli maaşları, milyonlarca lira harcanan makam arabaları, saray giderleri ile şatafata gösterişe yapılan milyonlarca liralık harcamalar hak olamaz.
İsteğimiz; gerek siyasi partilerin seçim beyannamelerinde, gerek Genel Seçim sonrasında, çalışanlara nefes aldıracak gelişmelerin vuku bulmasıdır. Ülkemizde orta direği oluşturan devlet memurunu hedef alan, asgari ücretliyi açlığa mahkum eden, emekliyi kenara iten bir anlayışın artık değişmesi gerekmektedir. “