Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hafter Kaçtı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Hafter açıklaması: Önce evet dedi ama sonra Moskova'dan kaçtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hafter Kaçtı! ABONE OL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda gündeme ilişkin çeşitli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Libya'daki gelişmelerle ilgili "Hafter'in etnik temizliğe tabii tuttuğu ve sayıları bir milyonu aşan Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türkleri de var. Moskova'da yapılan görüşmelerde Trablus hükümeti uzlaşmacı tavır sergiledi. Bu tutuma rağmen darbeci Hafter ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce evet dedi, sonra ne yazık ki Moskova'yı terk etti, Moskova'dan kaçtı ve imzalamadı." dedi.
Erdoğan'ın, grup toplantısında dile getirdiği bazı açıklamaları şöyle;
"Ülkemizin bu dönemde attığı adımlar önümüzdeki yarım asrı biçimlendirecektir. Tarihin hiçbir döneminde katliam zulüm lekesi bulunmayan bir millet olarak bize yakışan tavır neyse onu sergiliyoruz. Biz Suriye'de, Libya'da macera peşinde değiliz. Gözümüz petrol ve para hırsıyla kör olmuş değildir. Türkiye'nin güvenliğinin, Libya'nın, Irak'ın Kafkasların güvenliğinden geçtiğini hala anlamayanlara söyleyecek sözümüz bulunmuyor. Ama hamd olsun milletimiz bu gerçeği görüyor ve destekliyor.
BAYKAL'A VE DEVLET BAHÇELİ'YE TEŞEKKÜR ETTİ
Bu vesileyle Cumhur ittifakındaki ortağımız sayın Devlet Bahçeli'ye izlediğimiz politikaya verdiği güçlü destek için teşekkür ediyorum. CHP eski Genel Başkanı eski Deniz Baykal'a da Libya konusunda gösterdiği devlet adamı tavrı için teşekkür ediyorum.
Daha dün Doğu Akdeniz'de herkes var Türkiye yok diyen birileri ülkemizin Doğu Akdeniz'de attığı adımlara karşı çıkıyorsa da böyle vicdanlı siyasetçiler yapılan işin hakkını ancak teslim edebiliyor. "Putin İstanbul Havalimanı'na inemedi" yalanına sarılana kadar ülkemizin menfaatlerine sahip çıkamayanları milletimize havale ediyorum. Tarih bu kritik dönemde kimin nerede durduğunu, kimin fedakarlık yaptığını kimin hainlerin safında yer aldığını kaydediyor. Sonuçta kazanan millet oldu, istiklal aşkı oldu. Gelecekte bugünler anlatılırken saflar aynı netlikte ortaya konacak. Ötekiler de hak ettikleri yere kaydedilecektir.
Suriye'de gerçekleştirdiğimiz harekatlarla sınırlarımızda kurulmaya çalışılan terör koridorunu parçalayıp attık. Barış Pınarı Harekatı'nda tüm şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum, gazilerimize şifalar diliyorum. 
KÖROĞLU TÜRKLERİ DE HAFTER'İN HEDEFİNDE
Libya harita üzerinde biraz uzak gözükebilir ama bizim için yabancı bir yer asla değildir. Barbaros'un yadigarı Libya Osmanlı'nın bir parçası olmuştur. Libya ve Libya halkı ile çok derin sosyal bağlarımız vardır. Bunun için Libya'da yaşananlara kayıtsız kalamayız. Kimse bizden Libyalı kardeşlerimize sırtımızı dönmemizi bekleyemez. Libya'yı kana bulayanlar aynı zamanda ülkemize karşı kinlerini de sergiliyor. Bu ülkede darbeci Hafter'e tabii olmayan Arap kardeşlerimiz var. Bu ülkede Hafter'in hedef aldığı kardeşlerimiz var. Hafter onları da yok etmek istiyor. Libya'da Hafter'in etnik temizliğe tabii tuttuğu ve sayıları bir milyonu aşan Osmanlı bakiyesi Köroğlu Türkleri de var.
ÖNCE 'EVET' DEDİ, SONRA MOSKOVA'DAN KAÇTI
"Libya'da ne işimiz var" diyenler, siyaset tarih cahilidir. Türkiye'nin Libya konusunda ortaya koyduğu net tavrın, Akdeniz'deki oyunları bozma yanında işte böyle daha derin bir arka planı vardır. Şayet Türkiye müdahale etmeseydi bugün Hafter tüm ülkeyi ele geçirmiş, Libya halkının tamamı zulmün pençesine düşmüş olacaktı. Ateşkesi yazılı hale getirmek amacıyla dün Moskova'da yapılan görüşmelerde Trablus hükümeti uzlaşmacı tavır sergiledi. Bu tutuma rağmen darbeci Hafter ateşkesi imzalamaya yanaşmadı. Önce evet dedi, sonra ne yazık ki Moskova'yı terk etti, Moskova'dan kaçtı ve imzalamadı. Ama heyetimiz oradaki dürüst duruşunu sergileyerek imzasını arkadaşlarımız attı ve şu anda belge evrak her şey bizim elimizde. Biz görevimizi yaptık, bundan sonrası sayın Putin ve onun ekibine ait. Biz hiçbir zaman söylediğimiz sözü inkar etmeyiz. 
GEREKLİ DERSİ VERMEKTEN DE ASLA GERİ DURMAYACAĞIZ
Hafter'in ortaya koyduğu şartlar gerçek yüzünü gösteriyor. Daha önceki anlaşmalarda sicilinin hiç de iyi olmadığını gayet iyi biliyoruz. Bugün ateşkesi reddetmesi bizi hiç de şaşırtmadı. Ancak bu defa geçmişten farklı olarak işin içinde Türkiye var. Dün Moskova'da yürütülen görüşmelerin, darbeci Hafter'in gerçek yüzünü göstermesi bakımından olumlu buluyoruz. Darbeci Hafter'e hak ettiği dersi vermekten de asla geri durmayacağız. Libya halkını özgürlüğe ve istikrara kavuşturana kadar bu coğrafyadaki varlığımız sürecektir.
AVRUPA YAKASINDAKİ EN BÜYÜK ŞEHİR HASTANESİ OLACAK
Ülkenin ve milletin hayrına hiçbir fikir üretmeyip sadece Türkiye'nin tökezlemesini hatta yere serilmesini uman buradan siyasi rant devşirmek isteyenlere diyecek söz bulamıyoruz. İstanbul'da İkitelli'de dev bir hastane yapıyoruz. Oranın raylı sistemini de bundan önce AK Partili belediye yapma sözü vermişti. Şimdi gelmiş 'yapmam' diyor. Yahu istediğin kadar yapmam de, biz o projeyi de hayata geçireceğiz ve onu da süratle yapacağız. Sen bunu nasıl engellersin ya? İnşallah bu hastanemiz de bu yıl sonuna kadar devreye giriyor. Ve İstanbul'un Avrupa yakasındaki en büyük şehir hastanemiz olacak.
2023 HEDEFLERİMİZDEN BİRİ OLAN KANAL İSTANBUL'U YAPMAKTA GEÇ KALDIK
Kanal İstanbul projesi bu arayışın sonunda ortaya çıkmıştır. Bu proje yeni de ortaya atılmış da değildir. Tarih boyunca diğer projeleri bir kenara bırakıyorum, AK Parti olarak bizim de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğum dönemden itibaren böyle bir Kanal İstanbul projesinin arayışı içerisine girdik. Ne zaman ki hükümet olduk, ondan sonra da 9-10 yıllık emeğimiz var, bu çalışmayı sürdürüyoruz. 2011'de milletimize bu sözü verdik. Esasen 2023 hedeflerimizden biri olan Kanal İstanbul'u yapmakta geç bile kaldık.
Kendi alanlarında dünyanın en önde gelen uluslararası firmalarıyla çalışıldı. ÇED çalışmalarının tamamlanmasıyla bugünkü aşamaya gelindi. İnşa maliyeti 75 milyar lira olarak hesaplanan Kanal İstanbul bünyesinde iki liman, bir yat limanı, bir lojistik merkezi, 7 köprü, 2 ayrı raylı sistem hattı yer alacak. Kanal etrafında sadece 500 bin kişilik konut alanına izin verilebilecek. Buna rezerv alan da diyebiliriz. Bu 500 bin kişi İstanbul'a dışardan gelmeyecek. Görüldüğü gibi bu tüm unsurları ve boyutlarıyla iyi çalışılmış bir projedir. Öyle zincirleme yapmakla bunu engelleyemezsiniz. Projenin inşasında herhangi bir sıkıntı, sorun yaşamayacağımıza inanıyoruz. Bizim işimiz eser üretmek, onların işi boş boş konuşmaktır. 
Bunlar Marmaray'a istemezük demediler mi? Avrasya'ya istemezük demediler mi? Bunlar Yavuz Selim Köprüsü'ne istemezük demediler mi? İstanbul - İzmir arasında o 4 saat 15 dakikalık sürece istemezük demediler mi? Biz bütün bunlara rağmen bunları yaptık mı? Yaptık.


 

Musa Kol

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4