28 şubat mağdurları o kara günleri anlattı

TÜGVA tarafından düzenlenen ‘28 Şubat’tan Günümüze’ konferansta konuşan Özgecan Kadın Koordinasyon Merkezi Başkanı Fatma Taşçı, “O dönemde zulüm yaşamış, okulların kapısında darp edilmiş, fiziksel ya da ruhsal şiddet gören tüm kız öğrenciler için, Recep Tayyip Erdoğan demek güven demektir.

28 şubat mağdurları o kara günleri anlattı

Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenen ‘28 Şubat’tan Günümüze’ konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Özgecan Kadın Koordinasyon Merkezi Başkanı Fatma Taşçı ve Eğitimci Tuba Güler, 28 Şubat sürecinde yaşadıkları baskıları ve olumsuzlukları anlattı.

Yalı Kafe’de düzenlenen ve yoğun katılımla gerçekleşen konferansta 28 Şubat darbe sürecinde eğitim hayatlarında yaşadıkları baskılar karşısında zor günler yaşadıklarını kaydeden Özgecan Kadın Koordinasyon Merkezi Başkanı Fatma Taşçı, Türkiye’nin o zor günleri aşmasının mutluluğunu yaşadığını belirtti. Fatma Taşçı, “Üniversite birinci sınıfta, iki haftalık bir öğrenciydim. Süreç başladı, baskılar artmaya daha o günlerde başladı. Okulu bırakan öğrenci de, başını açan öğrenci de onlar için büyük bir başarıydı. İnançlı insanlara karşı büyük bir savaştı bu.

Öğrenci sayısının üç katı kadar polisle karşımıza dikildiler. O tramvayı asla atlatamadım. Bu ülkenin polisi ile bu ülkenin gençlerini karşı karşıya getirdiler. Öğrenciler çaresiz, polis çaresiz. Demokrasi adı altında bize bu zulmü yapanlar, en demokratik haklarımızdan bizi mahrum etmek için büyük mücadeleler verdi.  Bugün geldiğimiz noktada, Recep Tayyip Erdoğan gibi bir lidere sahip olmanın, ne kadar büyük bir şans olduğunu görmemek, anlamamak mümkün değil. O dönemde zulüm yaşamış, okulların kapısında darp edilmiş, fiziksel ya da ruhsal şiddet gören tüm kız öğrenciler için, Recep Tayyip Erdoğan adı, güven anlamına gelmektedir” dedi.

Eğitimci Tuba Güler ise 28 Şubat süreci ve o dönemde başörtülü öğrencilere uygulanan baskıları, kendi hayatından örneklerle anlattı. Öğretmen olabilme hayaliyle büyüdüğünü söyleyen Tuba Güler, “Öğretmen olmaktan başka bir isteğim yoktu. Beni okumaktan vazgeçirmek istediler ve bunu başardılar da. Eğitim Fakültesi öğrenciliğim, bu zulüm yüzünden sonra erdi. Öğrencilik hayatımdan, öğretmenlik hayalimden vazgeçirildi ve okulu bıraktım. Aradan yıllar geçti ve 2011 yılında çıkan af ile okuluma geri döndüm. O arada kaybettiğim zaman, yaşadığım mağduriyetler, büyük üzüntüler benden çok şey aldı. Ama ne zaman ki Recep Tayyip Erdoğan adında bir yiğit ortaya çıktı ve ‘Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak’ dedi. İşte o gün içimize güven doldu. İşte o gün, inanan ve dinini yaşamak isteyen insanlar için özgürlük oldu. Allah, bir daha o kötü günleri milletimize yaşatmasın” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 01 Mart 2017, 10:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4