Şiddete maruz kalan, şiddet uyguluyor

Kırıkkale’de eski eşi tarafından 10 yaşındaki kızının gözleri önünde bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut, kadına yönelik şiddeti bir kez daha gündeme getirdi. Şiddet uygulayan bir kişinin kesinlikle sağlıklı olmadığını belirten uzmanlar, şiddete şahit olan ya da şiddete maruz kalan kişinin şiddet uyguladığına dikkat çekiyor. Uzmanlar, şiddetin öğrenilmiş bir davranış kalıbı olduğunu vurguluyor.

Şiddete maruz kalan, şiddet uyguluyor

Kırıkkale’de eski eşi Fedai Baran tarafından 10 yaşındaki kızının gözleri önünde bıçaklanan 38 yaşındaki Emine Bulut, kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. “Ölmek istemiyorum” diye feryat eden Emine Bulut ile “Anne lütfen ölme” diye ağlayan kızının görüntüleri, Türkiye’yi ayağa kaldırdı.

Kişilikleriyle ilgili sorunlar bulunabilir

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sinem Zeynep Metin, şiddet olaylarının altında psikopatolojik etkenlerin bulunabileceğini söyledi. Yrd. Doç. Dr. Sinem Zeynep Metin, şiddete yönelen, şiddet uygulayan ya da benzer cinayetleri işleyen kişilerin kişilikleriyle ilgili sorunların bulunabileceğini ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. Sinem Zeynep Metin, “Psikopataloji nedir? Şiddet eğilimli kişilerin kişilikleriyle ilgili sorunlar olabilir. Bu tür cinayetleri ve şiddet olaylarını gerçekleştiren kişilerin antisosyal kişilik bozukluğu olabilir, narsistik kişilik bozukluğu olabilir. İlişki kurmakta güçlük çeken bir kişilik olabilir ya da daha ağır psikiyatrik rahatsızlıklarda hastalığın etkisi altında kalan bir kişi şiddete yönelebilir” dedi.

Psikopat kişiliklerde vicdan geni yoktur

Psikopat kişiliklerde vicdan geninin olmadığına dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Sinem Zeynep Metin, “Bu tip şiddet eğiliminde olan kişilerin psikolojisi nasıldır? Birincisi psikopat kişiliklerde de görülen vicdan geninin olmaması olabilir. Bu kişilik tipinde beynin vicdanla ilgili bölgesinin çalışmadığını biliyoruz. Bu kişiler madde kullanımı etkisi altında olabilirler. Madde bağımlılığıyla kontrolsüz bir şekilde davranmaya meyilli olabilir. Kimi zaman alkol ya da madde kullanan kişilerin hastalıklarının ileri dönemlerinde özellikle eşlerine yönelik kıskançlık hezeyanları gelişebilir. ‘Bu kadın bana ait’, ‘Benden başka kimseyle birlikte olamaz’ şeklinde düşünceler ortaya çıkabilir. Şiddeti, şiddete maruz kalmış, şiddeti bir baş etme ve sorun çözme mekanizması olarak öğrenmiş ve böyle bir aile ortamında büyümüş kişilerin yapacağı bir davranış şekli olarak değerlendirebiliriz” dedi.

Şiddet, öğrenilir ve tedavi edilmelidir

Şiddet uygulayan bir kişinin kesinlikle sağlıklı olmadığını vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Sinem Zeynep Metin, şunları söyledi:

“Şiddet uygulayan bir kişi, sonrasında pişman oluyorsa bu demektir ki geçmişinde buna maruz kalmış, başa çıkma yöntemi olarak öğrenmiş ve bazen istemsiz ve kontrolsüz bir şekilde uyguluyor ve sonra pişmanlık yaşıyor. Gündelik yaşantıda kesinlikle sağlıklı, sosyal hayatta sosyal uyumu iyi gözüken ama evde eşine ve çocuklarına şiddet uygulayan, iş yerinde altındaki kişiye mobbing uygulayan kişinin sağlıklı olduğunu söyleyemeyiz. Şiddet normalleştirilecek bir şey kesinlikle değildir. Şiddet uygulamak eğitimle ilişkili değildir, iyi eğitim almış kişiler de şiddet uygulayabilir. Kişinin bilgisi, görgüsü ve maddi imkanlarıyla ilişkili değildir. Bu öğrenilmiş bir davranış kalıbıdır. Bazı kişilerde genetik olarak doğuştan ya da hastalıkla ilişkili olarak şiddete eğilim vardır. Bu kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Hiçbir koşulda bu nomal kabul edilemez.”

Kendinden güçsüze şiddet uyguluyor

Yrd. Doç. Dr. Sinem Zeynep Metin, şiddet uygulayan kişinin sadece kadına değil, gücünün yettiğine şiddet uyguladığını, bunların içerisinde de çocukların ve hayvanların da bulunduğuna dikkat çekti.

Kırıkkale’de yaşanan cinayete tanık olan kız çocuğunun doğru bir şekilde tedavi edilmesi gerektiğini ve yakın çevresinin desteğinin önemli olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Sinem Zeynep Metin, “Çocuğun yaşadığı travmayı atlatması çok güç olacak. Düzgün tedavi ve terapi ile aile desteği çok önemli. Ailede kendisine bakım verecek anneanne, dayı, teyze ya da hala gibi bireylerle düzgün ve sağlıklı bir ilişki kurarsa, tedavi görürse ve terapi de alırsa yaşadığı travmanın etkileri hafifletilebilir” dedi.

Yrd. Doç. Dr. Sinem Zeynep Metin, şiddete maruz kalan ya da şiddete şahit olan kişinin çekingen, ürkek ve toplumdan kaçıngan bir şekilde hayatını sürdürebileceğini, psikiyatrik hastalıkların ilerleyen yaşamında ortaya çıkabileceğini kaydetti.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4