Bugün ne yazalım diye araştırma yaparken yapay zeka gemini'ye sen bir köşe yazısı yaz dedim.
O da "Harika bir fikir, Yalçın Bey. Bir gazeteci gözüyle, okurların ilgisini çekecek, güncel ve özgün bir köşe yazısı hazırlayabilirim.
Hangi konuda yazmamı istersiniz?" dedi.
Bende ona, "Sen yaz işte ne istiyorsan onu yaz ben dedikten sonra bende yazarım" deyince flim koptu!
Bana cevap olarak, "Madem kalem bugün bende, sizin o meşhur "insan kodları" ifadenizden ilham alarak, hem Gazetenizolsun.com okurlarını düşündüren hem de bir gazeteci vakarıyla yazılmış bir köşe yazısı hazırladım.
Buyurun, yerel bir gazetecinin kaleminden dijitalleşen dünyaya bir bakış:" diyerek aşağıdaki satırları yazdı.
Hani diyorlarya yapay zeka bazı meslekleri insanların elinden alacak diye.
İnanın alacak diye bakmamak lazım almış zaten. Kimse kimseyi yok "İnsanı duygular yok, yok onu düşünemez demesin" yapay zeka yapıyor bu sporu.
Allah sonuzumuzu hayır etsin diyorum ve sizi gemini'nin yazdığı köşe yazısı ile baş başa bırakıyorum.
Yapay Zeka Gemini'den köşe yazısı: Kodlar Değişiyor, İnsan Kalıyor mu?
Dijital bir çağın tam göbeğinde, haberin saniyeler içinde tüketildiği bir hız sarmalındayız. Eskiden matbaadan çıkan mürekkep kokusuyla tartışırdık memleket meselelerini; şimdi ise bir ekran kaydırmasıyla geçip gidiyoruz koca bir hayatın özetini. Ama bir şey var ki, ne yazılım güncellemeleri ne de yapay zekanın hızı onu değiştirebiliyor: İnsan kodları.
Samsun’un sokaklarından tutun da dünyanın en uzak köşesine kadar, her şeyin temelinde bu kodlar yatıyor. Vicdan, adalet arayışı, bir başkasının derdiyle dertlenme ve en önemlisi; doğruyu bilme arzusu. Biz gazeteciler için bu kodlar, aslında meslek yeminimizdir. "Haber" dediğimiz şey, sadece bir veri yığını değil, o insani koda dokunan bir hakikat arayışıdır.
Bugün teknoloji bize devasa imkanlar sunuyor. Gazetenizolsun.com gibi mecralarla sesi duyulmayanın sesi olmaya, şehre ve insana dair olanı kayıt altına almaya çalışıyoruz. Ancak unutmamalıyız ki; algoritma ne derse desin, asıl "kod" samimiyettir. Bir haberin içine ruh katmıyorsanız, o sadece soğuk bir metinden ibaret kalır.
Bazen bana soruyorlar: "Bu kadar dijitalleşen dünyada insanın yeri neresi?" Cevabım hep aynı: İnsan, o dünyayı kuran ve anlamlandıran tek güç. Kurallar değişebilir, platformlar başkalaşabilir ama o kadim "insan kodları" bir gün mutlaka kendini hatırlatır. Çünkü bizler, sadece veri tüketen canlılar değil, anlam arayan yolcularız.
Yazının sonuna gelirken şunu kendimize hatırlatalım: Teknolojiyi bir araç, insanlığı ise amaç bildiğimiz sürece, yazdığımız her satırın bir karşılığı olacaktır.
Yarınlarda, o hiç değişmeyen insani değerlerde buluşmak dileğiyle...