Mutlu Kadın, Mutlu Hayat, Mutlu Gelecek

Aile dediğimde; öncelikle aklımıza anne, baba ve çocuklardan oluşan bir topluluk gelmektedir. Günümüz aile düzeninde anneler de çalışmakta ve üreten bireyler olarak ailesinin yanın­da yerini alıyor, Üreten bireyler olarak hem annelik görevlerini tam eksiksiz bir şekilde yerine getirmekte hem de evinin temizliğini, düzenini ve tertipini sağlamaktadır.

Kadınlarımız işinde gereken başarıyı özeni tertipi sorumluluğu en iyi şekilde gösterip evinin bütçesine katkı sağlayarak kendine yenilikler de katarak kariyerini artırmaktadır.

Ev hayatınıda en iyi şekilde yukarıda belirttiğim gibi temizliğini yemeğini ve ev düzenini yapmaktadır.Çocuk eğitimi de çoğu zaman anneler tarafından desteklenmektedir.

Kadınlar, halkın en fedekar, çalışkan ve üreten bireyleridir, Buna karşı toplumdan hak ettiği sevgi ve saygıyı en iyi şekilde görmesi gerekmektedir.Diğer toplumlara bakıldığında hırpalanan, kötu davranılan ve aşağılanan birey olan kadın, ülkemizde “ana” olarak yüceltilmiş ve hak ettiği değeri görmektedir.

Son zamanlar da kadınlara yönelik projeler, eğitimler,kurslar kadınların daha çok ön plana çıkmaları toplumda söz sahibi olmaları için gerekli çalışmalar yapılmakta ve kadınlarımz topluma daha iyi kazandırılmaktadır.

Belediyelerimiz de ev hanımlarımıza da gerekli nakiş,dikiş,kuaförlük,yemek ve pasta bölümleri gibi kurslar düzenlenerek ev hanımlarımızı da kendilerini yetiştirmeleri ve kendi işlerini kurabilmeleri için olanaklar sağlanmıştır.Kadınlarımızı ne kadar anlatsak az diyorum,daha önceki yazımda da bahsetmiştim.Kadınlar anadır, candır, yardır, işçidir, üretendir, büyütendir, eğitendir , toplumun çoğunu kadınlarımız oluşturmaktadır. Diğer kısmınıda kadınlarımız yetiştirmektedir. Bu yüzden diyorumki kadına saygı topluma saygıdır.

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasında analarımız önemli çalışmalar gerçekleştirmişlerdir. Yeri geldiğinde cephede savaşmış, yeri geldiğinde cephe gerisinde savaşa destek olmuşlardır, Savaş ardından ülkenin kalkınmasında da kadınlarımız, en ön saflarda yerlerini almıştır. Bunu fark eden Atatürk, ülkenin kalkınmasında kadının yerini ve önemini vurgulayarak 1934 senesinde pek çok Avrupa ülkesinden önce kadınlarımıza seçme ve seçilme hakkını kazandırmıştır.

Dünya Kadınlar Günü’nün ilk olarak gündeme gelmesi 1800’lü senelere rastlar, 1800’lü yıllarda bir tekstil fabrikasında daha iyi çalışma şartları isteyen kadın işçiler mücadele etmişlerdir.

Bu hak arama, daha iyi şartlarda çalışma ve yaşama mücadelesi, senelerce sürmüştür. Günümüzde kadınlar gününde okullarda ve çeşitli platformlarda kadınla ile ilgili etkinlikler yapılmaktadır. Okullarda öğrenciler kompozisyonlar, şiirler ve çeşitli ödev notları hazırlayarak kadınlarımızın önemine dikkat çekilmektedir.

Gelecek güzel nesil için kadına saygı geleceğe ve topluma saygıdır.. Mutlu kadın Mutlu hayat Mutlu Gelecek...

Kalın sağlıcakla

YORUM EKLE

banner4