banner341

Büyük Anadolu Doğum Okulu'nda kadınlara özel program

Büyük Anadolu Doğum Okulu'nda "8 Mart Dünya Kadınlar Günü"ne özel olarak hazırlanan "Doğuma Hazırlık" konulu program düzenlendi.

Büyük Anadolu Doğum Okulu'nda kadınlara özel program ABONE OL

8 Mart Dünya Kadınlar Günü Samsun Büyük Anadolu Doğum Okulu'nda özel bir program ile kutlandı. 
Anne adaylarına, annelere ve kadınlara özel olarak hazırlanan "Doğuma Hazırlık" programında, Büyük Anadolu Hastanesi Doğum Okulu Transformel Nefes Eğitmeni Dr. Canan Süleymanoğlu, Uzman Psikolog Selin Pekşen, Uzman Diyetisyen Sevinç Sevinçer ve Spor Eğitmeni Deniz Kocaman tarafından katılımcılara alanlarındaki önemli konular hakkında önemli bilgiler verildi. 

NORMAL DOĞUMA TEŞVİK
Programın açılış konuşmasını yapan Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Müdürü Güner Armutlu, "Tüm Kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum. Sizlere özel olarak düzenlemiş olduğumuz programımıza hoş geldiniz. Doğum Okulumuzun da kuruluş tarihine gelen bu anlamlı günde sizlerle birarada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu okul Anadolu Hastaneleri'nin bu zamana kadar gerçekleştirmiş olduğu en önemli projelerden bir tanesidir. 'Sağlıklı bebekler, mutlu aileler' anlayışıyla kurulan Doğum Okulu'nda normal doğuma teşvik etmek amacıyla alanında uzman eğitimcilerimiz tarafından anne adayları yönlendirilmektedir. Çünkü sezaryen doğumlar gerçekten bizim de istemediğimiz, dünya literatüründe istemediği doğum şeklidir çünkü sezaryen doğum bir ameliyattır. Onun için kolay ve rahat olduğu için normal doğumu tercih ederek anne adaylarına buna yönlendiriyoruz. Eğitimlerimizde anne adaylarına, transformel nefes, psikolog, diyetisyen ve spor eğitimi destekleri veriliyor. Bu düşüncelerle doğumdan, ölüme kadar hayatımızın her anında varlıklarını hissettiğimiz, bizi biz yapan değerli kadınların bu özel gününü yürekten kutlar, sağlıklı günler dilerim." dedi.

MUTLU ANNE, MUTLU BEBEK
Kadının misyonu koşulsuz sevgiyi hissetmek ve hissettirmektir diyen Büyük Anadolu Hastanesi Doğum Okulu Transformel Nefes Eğitmeni Dr. Canan Süleymanoğlu, "İnsan doğduğu günden itibaren travmalarla karşılaşabilir. Bu da onda duygusal blokajlar oluşturur. Kadın yaşamı boyunca duygusal blokaj yaşamamalıdır. Kadının duygusal blokajı koşulsuz sevgiyi hissetmesine engeldir. Dolayısıyla doğuracağı çocuğa hissettirmesi de engelli olacaktır. 
Koşulsuz sevgiyi deneyimlemeyen kadın karşısındaki koşulsuz sevgiyi veremez. Bu da kadının kendisine ve çevresine dolayısıyla ailesine zarar vermesine sebep olur. 
Çocuğun kişiliğini çevresel, genetik ve kader faktörleri etkiler. Çevresel faktörü oluşturan en çok bakıcısıdır. Bu da çoğunlukla anne olur. Koşulsuz sevgiyi deneyimlememiş annenin nefesi, nefes şablonu buna göre oluşmuştur. Dolayısıyla bu nefes şablonunu bebeğine aktarır. Bu şu demektir. Mutlu anne, mutlu bebek, Güvensiz anne, güvensiz bebek. Annenin nefesi düzeldiğinde derin bir oh çekerek hayatı yaşadığında, iyiki bu dünyaya gelmişim, iyiki bu bebeği doğurmuşum, düşüncesiyle devam ettiğinde bu düşünce çocuğuna geçecek ve mutlu bireyler olarak yansıyacaktır. 
Biz doğum okulunda anneyi sadece fiziksel doğuma hazırlamıyoruz, aynı zamanda blokajlı nefes şablonuna sahip anneyi transformel nefes tekniğiyle blokajlarını kaldırıp koşulsuz sevgiyi deneyimleyebilecek hale getiriyoruz. " diye konuştu. 

 

HAMİLELİK PSİKOLOJİSİ
Uzman Psikolog Selin Pekşen ise, "40 Haftalık gebelik süreci bebeği var ettiği ve geliştirdiği kadar; kadının anneliği kazanmasına da aracılık eder; anneliğe geçiş sürecidir. Rolünün bu süreçte farkına varan ve devamında çocuğunun bakımına tam anlamıyla katkıda bulunan kadın “Anneliği Gerçekleştirir” ve dolayısıyla kendini gerçekleştirir. Kadının iyi annelik sorgulamaları ‘Çocuğun gelişimine katkıda bulunmak, beslemek, temizlemek’ yani bakım verme ve manevi konular üzerine odaklanırken
Erkeğin iyi babalık sorgulamaları ‘bez, mama, yiyecek, giyecek masraflarının karşılanması, gelecek kurma, yatırım yapma’ koruyucu ve maddi konular üzerine yoğunlaşmaktadır.
Bu farklılık kadının “yuva yapıcı” erkeğin ise “kaynak sağlayıcı” rollerinden gelmektedir. Sevgi ve Sahiplenme ise ortaktır.
Kısaca ; Anne bir çocuk doğurur, ardından bir sistem oluşur. Kadının doğum gücü başarma hissini barındırır. Bu da ondan çocuğuna aktarılarak döngüsel bir şekilde devam eder. " 


HAMİLELİKTE BESLENME NASIL OLMALI
Diyetisyen Sevinç Sevinçer'de, "Güçlü kadınlar demek güçlü aile, güçlü bir hayat ve güçlü geleceği temsil eder. Bu gücü hissetmek ise sağlıklı beslenmeden geçer. Yaşama doğumla başlıyor, büyüyor ve gelişiyoruz. Beslenme ise anne karnından başlayıp, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık döneminde de devam eder. Hamilelik döneminde yeterli ve dengeli beslenme bebeğin kemik, organ ve zihin gelişimi için önemlidir. Annenin hamilelik boyunca tüm depolarının hem kendi hem de bebeği için dolu olması gerekmektedir. Doğumdan sonra beslenmeye anne sütü ile devam ediyoruz.  Anne sütü bir mucizedir. Bebeğin sağlık durumuna göre sütün içeriği değişir. Bağışıklığını güçlendirir, hastalıklardan korur ve zihin gelişimini arttırır. İlk 6 ay bebeğimizi anne sütüyle besleyip sonrasında ek gıdalarla günlük yiyeceklerden tüketmesini ve enerji ihtiyacını almasını sağlamalıyız. Sonrasında bebeğimiz büyür sağlıklı bir çocuk ve genç olur. Hamilelik döneminden itibaren demir desteği almayı unutmayın. " 

HAMİLELİKTE SIRT VE BEL AĞRISI
Son olarak, Spor Eğitmeni Deniz Kocaman'da, "Gelecek neslin sağlıklı olması için sporu ve egzersizi günlük alışkanlık ve yaşam tarzı haline getirilmesi gerekmektedir. Bu alışkanlık anne karnında egzersiz yaparak kazanabilir. Hamile iken pilates, yoga ve esneme hareketleri ile kasları güçlendirip, doğumu kolaylaştırabilirsiniz. Hamilelikte sırt ve bel ağrılarını engellemek, bebek baskı yaptığı için idrar kaçırmayı önlemek adına hamileliğiniz uygun spor yapmanız gerekmektedir. Sonrasında küçük yaşta kemik gelişimi için ayrıca duruş bozukluğunu engellemek adına egzersiz yapmak önemlidir. Çocuklarınızı yüzmeye, basketbola ya da jimlastiğe gönderebilirsiniz. Erişkin ve yaşlılık döneminde ise kemik kırılmasını ve erimesini önlemek ve kas-iskelet sistemini güçlü tutmak adına günlük olarak egzersiz yapmayı ihmal etmeyin. Menopoz döneminde yapılan egzersizlerin menopoz şikayetleri azaltmasına yardımcı olur. "

Samsun Büyük Anadolu Hastaneleri Genel Müdürü Güner Armutlu, Büyük Anadolu Hastaneleri İşletme Müdürü Yasemin Turan, Kurumsal İlişkiler ve İş Geliştirme Müdürü Fatih Esen ve katılımcıların takip ettiği programın sonunda Samsun Büyük Anadolu Hastanesi Doğum Okulu'nun 1. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla pasta kesimi yapıldı. 

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2017, 04:39
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4