banner341

Köyde yaşayan çocuklar neden daha az alerji oluyor?

Bebekler doğar doğmaz eve evcil hayvan alınır mı? Alerji neden olur? Köyde yaşayan çocuklar neden daha az alerji oluyor? 15'inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi'nde hepsi konuşuldu.

Köyde yaşayan çocuklar neden daha az alerji oluyor? ABONE OL

Bebekler doğar doğmaz eve evcil hayvan alınır mı? Alerji neden olur? Köyde yaşayan çocuklar neden daha az alerji oluyor? 15'inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi'nde hepsi konuşuldu.
Yerli ve yabancı çocuk alerji doktorları, Çocuk Alerji ve Astım Akademisi Derneği’nin, "Herkes için Alerji" başlığıyla düzenlediği "15'inci Uluslararası Çocuk Alerji ve Astım Kongresi " nde bir araya geldi. Muğla’da düzenlenen kongreye 500 kişi katıldı. Kongreye gelemeyenler, toplantıları online katılarak izleme imkanı buldu.
Çocuk Alerji ve Astım Akademisi Derneği Başkanı ve Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Haluk Çokuğraş, yaptığı konuşmada Türkiye de değişen yaşam koşullarının çocuklarda Alerji ve Astım hastalıklarını arttırdığını söyledi. Prof.Dr. Çokuğraş, ‘’ Alerjik hastalıkların 2 ayağı var, birisi genetik ikinci ayağı ise çevresel etkilenmedir. Çevresel etkilenme dediğimiz giderek çağdaşlaşan tırnak içerisinde 'modern yaşam' içinde yaşamaya başlayan dünyamızda ne yediğimiz yiyecekler eski  yiyecekler ne içtiğimiz su öyle. Ne solduğumuz hava öyle. Evler değişti, eskisi gibi değil, belki daha konforlu ama bazı çevresel etkenlere daha açık modern evlerde yaşıyoruz.  Bu modern ya da çağdaş yaşam biçimi, çok muhtemelen bizde alerjik hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırıyor. Gerçekten böyle bir şey var. şehirlerde yaşayanlarda alerjik hastalıklar daha fazla görülüyor ’’ dedi. Köylerde yaşayan çocuklar şehirlerde yaşayan yaşıtlarına göre daha şanslı. Prof.Dr. Haluk Çokuğraş, bunu şöyle açıkladı; ‘’ Örneğin çocuk sürekli ahıra giriyorsa, kümesten tavuğun altından yumurtasını alıyorsa, aynı evde 4-5 çocuk bir arada yaşıyorsa, enfeksiyon geçirmeye daha müsait bir ortamsa yaşıyorsa bu çocuklarda alerjik hastalıklar daha az oluyor.  Modern ya da çağdaş yaşam koşulları insanlarda alerjik hastalık sıklığını gerçekten arttırıyor ‘’
Kongreye katılan Çocuk Allerji, Astım Uzmanı Prof. Dr. Nermin Güler, evde evcil hayvanlarla büyüyen çocuklar konusunda anne ve babaları uyarıda bulundu ve şöyle konuştu;
‘’  Evcil hayvanlarımız, onlarda bizim can dostlarımız ve doğamızın bir parçası. Onlarla birlikte büyüyen çocuklar her yönden olumlu olarak gelişiyor ancak, eğer çocukta alerji  olarak bir bulgu saptanırsa, yani çocukta hayvan eve geldikten sonra öksürük, gözlerde yaşarma, burun şikayetleri gibi alerji gösteren bulgular olursa o zaman hayvanı tabi ki uzaklaştırmak tabi ki gerekir. ‘’ Prof. Dr. Nermin Güler,  riskli bebekler hariç, bebekliğinden itibaren evcil hayvanlarla büyüyen bebeklerin bağışıklık sisteminin alerjenlere karşı daha da geliştiğini sözlerine ekleyerek ‘’ Bir hayvanın evde varlığı, onun yarattığı mikrobiyolojik ortam eğer düzgün temizlik önlemleri de alınırsa çocuğun bağışıklık sistemi üzerine olumlu etki eder. Olumlu yönde gelişmesine yardımcı olur. Ancak şu yönde tartışmalar var; bebek doğar doğmaz eve evcil hayvan alırsanız, gelecekte alerji azalır. Bununla ilgili hipotez var buna karşı çıkanlarda var. Tam ispat edilemedi buna kesin bir şey söyleyemem.  Ama çocukların bir evcil hayvanla büyümeleri ruhsal olarak ve bağışıklık sisteminin gelişmeleri doğal alerjenler bakımından olumlu olur. Yüksek riskli çocuklar hariç ‘’ dedi. Çocuk Allerji, Astım Uzmanı Prof. Dr. Nermin Güler titizlik hastası annelere de dikkat çekti. Korumacı annelerin çocukların hijyen takıntısıyla çocuklarını nasıl hasta ettiğini anlattı. Güler, bebeklerin dünyaya gelir gelmez, doğayla, çevreyle iç içe olmasının ne kadar faydalı olduğunu sözlerine ekleyerek şunları söyledi; ‘’ Bu dönemde, doğaya ait çeşitli alerjenlerle temas etmesi, çeşitli mikroplarla temas etmesi onun gelişiminde yardımcı olur. Bir çocuk ne kadar değişik mikroplarla karşılaşırsa, o kadar zenginleşiyor, o kadar bağırsaklarında daha farklı mikroplar, koruyucu mikroplar gelişiyor. Ama tabi ki burada, hastalık mikroplarına temas etmemek şartı ile. Doğa mikroplarından bahsediyoruz. Hastalık mikropları ayrı. Mesela; bir avuç toprak alalım milyarlarca bakteri var ama bunların hiçbiri hastalık mikrobu değil. Bunlar doğal mikroplar. Onlarla bizim temas etmemiz bizi geliştirir. Bu, eksildikçe, evde aşırı hijyen oluşturuldukça,  çok fazla deterjan, çok fazla temizlik malzemesi, çok fazla mikropsuz bir ortam yaratma gayreti olduğu zamanda, vücut karşılaşması gereken doğal uyaranları almamış olur ve deride, solunum yollarında, bağırsaklarında kolonize olması gereken çok sayıda bakteri çeşitliliğine ulaşamaz. Aşırı hijyen hiçbir zaman iyi değildir. Hijyen tabiiki gerekir ama hastalık mikropları ayrıdır. Doğal olarak kazanmamız gereken mikrobiyom ayrıdır. Bunu da ayırt edebilmemiz lazım ‘’

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4