Okullarda sütten sonra üzüm dağıtımına uzmanlar destek veriyor

Süt ve fındıktan sonra okullarda dağıtılması gündeme gelen kuru üzümün gelişmekte olan çocukların, fiziksel ve zihinsel gelişimlerine katkı sağlayacağı belirtildi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Samsun Sağlık Meslek Yüksekokulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Aliye Özenoğlu, AA muhabirine, kuru üzümün çocukların büyüme ve gelişiminde oldukça yararlı bir besin kaynağı olduğunu söyledi.

Okullarda sütten sonra üzüm dağıtımına uzmanlar destek veriyor

Karbonhidrat yönünden zengin olan meyvelerin kurutulduğu zaman su içeriklerinin azaldığını, üzümün de kurutulduğunda içerisindeki demir ve kalsiyum gibi besin ögelerinin yoğunluğunun arttığını vurgulayan Özenoğlu, bu nedenle kuru üzümün çocukların sadece enerji gereksinimlerine değil, demir ve kalsiyum ihtiyaçlarına da cevap verdiğini dile getirdi.
Özellikle kuru üzüm tüketiminin büyüme çağındaki çocuklarda sıklıkla görülen demir eksikliğinin giderilmesinde önemli bir yere sahip olduğunu, bu nedenle çocuklarda günlük kuru üzüm tüketiminin dengeli bir şekilde yapılması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Özenoğlu, şöyle konuştu:
"Okullarda kuru üzüm dağıtılması hem çocukların enerji ihtiyacını hem de demir, kalsiyum gibi besin ögelerinin, minarelerin karşılanmasında katkıda bulunacaktır. Meyveler basit şekerlerden zengin yani kana daha çabuk karışan türde karbonhidrat içermekte. Kana daha hızla geçmesi de sürekli koşup oynayarak enerji harcayan ayn zamanda enerji harcamasını büyüme yoluyla da yapan çocukların acil enerji gereksinmesine katkıda bulunacaktır."

Kuru üzümün yanında süt, fındık ve ceviz tüketilmeli
Aliye Özenoğlu, uzmanlar olarak her zaman beslenme konusunda dengeden yana olduklarını, bu nedenle gıdaların dengeli bir şekilde vücuda alınması gerektiğini besin maddelerinin bağırsaklarda emilimleri esnasında bir yarış içinde olduklarını anlattı.
"Dolayısıyla daha fazla tüketilen gıda daha az olanın emilimini engellemekte" diyen Özenoğlu, şöyle devam etti:
"Dengeli alınan besin ögeleri ise bağırsaklarda dengeli emileceğinden büyümeye ortak bir katkı sağlayacaktır. Karbonhidrat kaynaklarından kuru üzümle birlikte hayvansal gıda kaynağı olan süt ve bitkisel proteinden zengin anti oksidan ve eser elementleri içeren fındık ve cevizin eklenmesiyle dengeli bir beslenme ve dengeli bir ara öğün oluşturacağını düşünüyorum."
Günlük tüketim miktarlarının bireylerin yaşına, cinsiyetine ve aktivitelerine göre değişim gösterebileceğini, çocuklarda bu oranın uluslararası komitelerin verdiği kararlara bakıldığında günlük en az sebze ve meyve tüketiminin beş porsiyon olması gerektiğinin ifade edildiğini belirten Özenoğlu, " Beş porsiyonun bir porsiyonu eğer üzüm olacaksa miktarda günde bir avuç kadar denilebilir. Ancak diğer meyvelerin tüketimi daha azsa iki meyvesini üzümden tüketecekse o zaman iki avuç üzüm tüketmesinde bir sakınca yoktur" dedi.

Abur cubur tüketimi çocukların büyümesine olumsuz etkiliyor
Çocukların okul kantinlerinden abur cubur, yapay gıdalar tüketerek sağlıksız beslenmeleri yerine uzmanların verdiği tavsiyeler kapsımında doğal gıdalarla beslenmesinin gelişim ve sağlıkları açısından büyük öneme sahip olduğuna vurgu yapan Özenoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Bence kuru üzüm, kuru yemişle desteklenmeli. Yanında bir sütle birlikte de bence uygun bir tercih. Uygun bir seçim diye düşünüyorum. Aksi halde çocukların kantinlerden alacağı şekerlemeler, cipsler ve hazır ürünler çoğu zaman tabi ki bilinçsiz yapılmış tercihler olduğu için çocukların büyümesine katkıda bulunmak bir yana büyümesini olumsuz yönde etkilemekte. Şişmanlığı ve zayıflığa yol açabileceği gibi içerdiği uygunsuz besinler nedeniyle de çocuklarda daha agresif, daha saldırgan ve hiperaktif davranışlara yol açabilmekte. Bilinçli beslenme büyümekte olan bir organizmanın hem fiziksel büyümesi için hem de zihinsel gelişime öğrenme, algılama, bellek hafıza fonksiyonları için daha yararlı olacaktır. Çocuklar bunun ayırımını yapacak bilinçte olgunlukta olmadıkları için bu konuya uzmanların verdiği karar doğrultusunda yaklaşmak her zaman daha sağlıklı olur."

Kuru üzüm acil enerji ihtiyacını karşılıyor
Uzun süre aç kalan bir organizmanın enerji ihtiyacının daha fazla olacağını, kuru üzümdeki basit şeker olan glikoz ve früktozunda kana daha hızlı karışacağı için acil enerji ihtiyacını daha çabuk karşılayacağını belirten Özenoğlu, ancak arkasından beslenmenin devamı gelmediğinde kan şekerinin yeniden düşmeye başlayacağını ifade ederek, "Devamını nasıl sağlayabiliriz? Protein, yağ ve kompleks karbonhidratla sağlayabiliriz. Sütten gelecek protein, kuru yemişlerden gelecek yağ ve proteinle birlikte beyinde sağlanan glikoz ve enerji daha uzun süreli devam eder ve buna bağlı olarak da dikkat, öğrenme, öğrenilenin hafızada tutulması daha da mümkün olur. Ama her acıktıkça sadece üzüm vermek ya da meyve suyu vermek sürekli kan şekerinde zikzaklar yapar. Bu da davranışı ve öğrenmeyi güçlendirir" şeklinde konuştu.

Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2015, 11:22
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner4