Samsunspor’un eski futbolcusu Musaba’nın Fenerbahçe ile anlaşması günlerdir spor kamuoyunun gündeminde. Konu etrafında yapılan tartışmaların büyük bölümü ise ne yazık ki işin özünden uzak ve duygusal yaklaşımlarla yürütülüyor. Oysa meseleye serinkanlı ve hakkaniyetli bakıldığında tablo oldukça nettir: Musaba Samsunspor için bir kayıp değildir.
Öncelikle şunu açıkça ifade etmek gerekir ki; Musaba’nın menajerinin Fenerbahçe ile kulübünden habersiz, arka kapı görüşmeleri yapması etik değildir. Burada sadece menajer değil, futbolcu ve bu görüşmeleri yürüten Fenerbahçeli yöneticiler de eksik ve yanlış yapmıştır. Bir kulübün sözleşmeli oyuncusuyla, kulübünden izin alınmadan görüşme yapılmaması futbolun yazılı olmayan ama evrensel kuralıdır. Bu süreçten Samsunspor yönetiminin önceden haberdar edilmesi gerekirdi.
Bu nedenle Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’ın gösterdiği tepki son derece normaldir, hatta fazlasıyla haklıdır. Bazı “boş ağızlı” yorumcuların ve sosyal medya yalakalarının Başkan Yıldırım’a yönelik sözleri ise açıkçası vızıltıdan ibarettir. Aynı durum Fenerbahçe’nin başına gelseydi, bugün veryansın edenlerin neler söyleyeceğini gerçekten merak ediyorum.
Serbest kalma maddesi var diye her şeyin mübah sayılması da doğru değildir. Evet, sözleşmede böyle bir madde olabilir; ancak doğru olan, görüşme için önce kulübün kapısını çalmaktır. Futbol sadece sözleşmelerden ibaret değildir, aynı zamanda ahlak ve duruş işidir.
Öte yandan gözden kaçırılmaması gereken çok önemli bir nokta var. Samsunspor Başkan Vekili Veysel Bilen’in de açıkladığı gibi, Samsunspor yaklaşık 20 yıl sonra bir futbolcusundan ciddi bir gelir elde etmiştir. Gidiş şekli tartışmalı olabilir ama sonuç itibarıyla kulüp kasasına önemli bir kaynak girmiştir.
İşin perde arkasında ise Başkan Yüksel Yıldırım’ın ne kadar ileri görüşlü bir yönetici olduğunu gösteren bir detay bulunmaktadır. Musaba ve menajeri, serbest kalma maddesi olmadan sözleşme imzalamak istememiştir. Başkan Yıldırım bunu kabul etmiş; ancak oyuncu tarafı serbest kalma bedelini sözleşmedeki miktarın neredeyse yarısı kadar talep edince, bunu yeterli bulmayarak bu rakamı 5 milyon Euro + KDV’ye çıkarmıştır. Eğer Başkan bu noktada direnç göstermeseydi, Samsunspor bugün yaklaşık 2 milyon Euro daha az kazanacaktı. Bu transferden 6 ay gibi kısa bir sürede yaklaşık 5 milyon Euro gelir elde edilmesi, yönetim başarısının somut göstergesidir.
Ayrıca Başkan Yıldırım’ın futbolcuyu Galatasaray’a önerdiği yönündeki iddialara da kesinlikle inanmıyorum. Zaten bu yönde açık ve net bir yalanlama da yapılmıştır.
Musaba, elbette kadronun önemli isimlerinden biriydi. Ancak Samsunspor’un sadece yetenekli değil, aynı zamanda karakterli futbolculara ihtiyacı var. Bu açıdan bakıldığında ben Musaba’yı bir kayıp olarak görmüyorum. Yüksel Yıldırım’ın bu boşluğu yapacağı transferlerle fazlasıyla dolduracağına da inancım tamdır.
Son söz olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Tüm tartışmalara rağmen bu süreçten kazançlı çıkan taraf Samsunspor olmuştur. Kulüp hem ekonomik olarak güçlenmiş hem de geleceği adına önemli bir duruş sergilemiştir. Samsunspor yoluna devam eder, isimler gelir geçer. Önemli olan kulübün menfaatleridir.















