Her kent kendine özgü mekanları ile anılıyor. Samsun dediğimiz zamanda Atatürk Anıtı, Bandırma Vapuru gibi 19 Mayıs 1919 kimliği ile bilinir.
Fakat benim anlatmak istediğim farklı bir durum.
Geçen gün evden çıktım minibüse binerek merkeze geliyorum.
Fuar caddesi tarafta Samsun Valiliği'nin arka tarafına düşen kısma geldiğimizde bir vatandaşda "Yıldız" da inecek var dedi!
30-40 yaş üstü vatandaşın dediği "Yıldız" mevkiinin yerini bilir fakat yeni nesil "Yıldız" mevkinin neresi olduğunu bilmeyebilir.
Bunu deyince aklıma Samsun'da eski isimleri ile bilinen yerler aklıma geldi.
Mesala Konak Sineması!
Samsunluların cep telefonu olmadığı dönemde yer belirterek buluştuğu mevkidir.
Bunun gibi mesala Haşet'in olduğu çiftliğin sonumu başı mı diye tartışılan yer.
Herkesin bir hatırasının olduğu buluşma yerlerinin aslında unutturulmaması ve yeniden eski isimleri ile buluşma noktası oluşturulabilecek yerler yapılması çok iyi olacağını düşünüyorum.
Belki genç olarak hiç umursamadığınız bu ufak tefek görünen düşünceler ilerleyen yaşlarda duyguların tavan yapacağı bir düşünce haline gelebiliyor.
Bu yüzden kent belleğini canlı tutmak, sadece nostalji değil aynı zamanda kültürel bir sorumluluk olduğunu düşünüyorum.
Çünkü bir şehrin hafızası, sokak isimlerinde, eski sinema salonlarında, unutulmuş duraklarda ve artık tabelası olmayan kahvehanelerde saklıdır.
Bugün “Yıldız” denildiğinde duraksayan gençler, belki de o mevkide bir zamanlar yazlık sinemaya giden, okuldan çıkınca arkadaşlarıyla buluşan insanların hikâyelerini bilmiyor. Oysa bu hikâyeler, Samsun’un ruhunu oluşturuyor.
Yerel yönetimlerin, bu eski isimleri yaşatacak küçük ama anlamlı adımlar atması gerek. Belki bir sokak tabelasının altına “eski adıyla Yıldız mevkii” yazmak, belki de Konak Sineması’nın olduğu yere bir hafıza panosu koymak… Bunlar büyük bütçeler gerektirmez ama büyük aidiyetler yaratır.
Kent kimliği, sadece tarihi yapılarla değil, halkın hafızasında yer etmiş mekanlarla da yaşar. Bu mekanlar, kuşaklar arası bağ kurar. Bir genç, dedesinin “Haşet’in orda buluşurduk” sözünü duyduğunda, o yerin anlamını kavrayabilir. İşte o zaman kent, sadece yaşanılan değil, hissedilen bir yer olur.
Unutmayalım, kent kimliği bir tabelada değil, insanların hafızasında yaşar. O hafızayı diri tutmak ise hepimizin görevi.
















Çok doğru çook. Samsunun en önemli tarihi eseri büyükcamiyi kenara iterek yapılan ucube binanın ismini raylı sistem durağına veren zihniyet şehrin yüreğini bilmiyor demektir.