Süper Lig’de oynanan Samsunspor – Fenerbahçe SK karşılaşmasının ikinci yarısında yaşanan bir olay, futbolun zaman zaman nasıl amacından uzaklaşabildiğini bir kez daha gösterdi.
Karşılaşmanın ikinci devresinde Samsunspor’un 2-1 önde olduğu dakikalarda, Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’ın bulunduğu locaya doğru bazı Fenerbahçe taraftarlarının sözlü ve davranışsal tepkilerde bulunduğu görüldü. Yaşananlara Yıldırım da kayıtsız kalmadı ve kendisine yöneltilen tepkilere aynı sertlikte cevap verdi.
Durumu fark eden Sadettin Saran’ın ise olaya müdahale ederek ortamı sakinleştirmeye çalıştığı öğrenildi. Saran’ın araya girmesiyle tansiyon daha fazla yüksümeden kontrol altına alındı.
Ancak burada asıl konuşulması gereken konu başka.
Futbol bir spordur. Rekabeti vardır, heyecanı vardır, tartışması bile vardır. Ama bu rekabet, saygı sınırlarını aştığı anda spor olmaktan çıkar. Hele ki bir kulüp başkanına, üstelik o stadyumda misafir konumunda olan bir başkana yönelik bu tür davranışlar hiçbir şekilde kabul edilemez.
Yaşanan olay münferit de olsa bu görüntüler Fenerbahçe SK camiasına yakışmadı. Türkiye’nin en köklü spor kulüplerinden birinin tribünlerinde bu tür görüntülerin yaşanması kimseyi mutlu etmez. Elbette ki bu davranışı yapan kişi ya da kişiler tüm Fenerbahçe taraftarını temsil etmez. Ancak yine de kulübün bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesi beklenir. Bu noktada Başkan Sadettin Saran’ın gerekeni yapacağına dair kamuoyunda güçlü bir beklenti oluşmuş durumda.
Diğer taraftan bu olayın Samsun tarafında da farklı bir karşılığı olmalı.Şehir ve Yerel Bölge Rehberleri
Bugün Samsunspor’un geldiği noktada Yüksel Yıldırım’ın emeğini görmezden gelmek mümkün değil. Samsunspor’u 2. Lig’den alıp Süper Lig’e taşıyan, kulübü borç yükü altında ezilen bir yapıdan çıkarıp yeniden ayağa kaldıran ve bugün Avrupa kupaları hedefi konuşulan bir noktaya getiren isimlerin başında Yıldırım geliyor.
Hatırlamak gerekir ki Samsunspor uzun yıllar zor dönemler yaşadı. Alt liglerde mücadele eden, ekonomik sıkıntılarla boğuşan ve zaman zaman geleceği bile tartışılan bir kulüpten söz ediyorduk. İşte o süreçte sorumluluk alan ve ciddi bir ekonomik yükün altına girerek kulübü yeniden ayağa kaldıran isim Yüksel Yıldırım oldu.
Bugün Samsunspor’un Süper Lig’de mücadele etmesi, modern bir kulüp yapısına kavuşması, tesis yatırımları, güçlü kadro yapılanması ve Avrupa kupaları hedefi konuşuluyorsa bunda Yıldırım’ın ortaya koyduğu vizyonun büyük payı var. Elbette futbolun doğasında eleştiri vardır. Başkanlar da eleştirilebilir, alınan kararlar tartışılabilir. Ancak eleştiri ile emeği yok saymak arasında önemli bir fark vardır.
Tam da bu noktada Samsun camiasına önemli bir görev düşüyor. Böyle bir olay karşısında şehrin, taraftarın ve camianın kendi başkanına sahip çıkması gerekir. Çünkü bir kulüp sadece sahadaki futbolcularla değil, yönetenleriyle, taraftarıyla ve şehirle birlikte güçlü olur.
Sosyal medyada yaşanan olayın ardından birçok Samsunspor taraftarının Yüksel Yıldırım’a destek mesajları paylaşması da aslında bu sahiplenmenin bir yansımasıdır. Bu destek sadece bir olay üzerinden değil, yıllardır verilen emeğin karşılığı olarak görülmelidir.
Unutulmamalıdır ki futbolda başarı kadar vefa da önemlidir. Bir kulübü zor günlerinden alıp yeniden ayağa kaldıran insanlara sahip çıkmak, o şehrin spor kültürünü de gösterir. Samsunspor’un bugün geldiği noktada emeği olan bir başkanın, rakip sahada yaşadığı böyle bir durum karşısında yalnız bırakılmaması gerekir.
Kısacası bu olaydan çıkarılması gereken iki önemli sonuç var.
Birincisi; futbolun saygı sınırları içinde kalması gerektiği gerçeği. Rakip kulüp başkanına yapılan bu tür davranışlar ne spor kültürüne ne de tribün ahlakına yakışır.
İkincisi ise Samsun camiasının kendi değerlerine sahip çıkmasıdır. Samsunspor’u bugünlere getiren isimlere karşı vefa göstermek, bir şehrin spor kültürünün en önemli göstergelerinden biridir.
Futbol sahada güzel. Tribünde ve locada değil, sahadaki mücadeleyle konuşulmalı.
Aksi halde kazanan da kaybeden de aslında futbolun kendisi oluyor.