Doğu Türkistan’da garip, yetim davasına sahip çıkacak hiç kimsenin olmadığı mazlum bir millet. Doğu Türkistan’daki yapılan zulümden ne ulusal basında ne uluslararası basında tek bir haber okuyamadık. 2008 yılında Doğu Türkistan’a bir gazi yapmıştık. Orada insanlar bizden bir şey istedi: “Bizi unutmayın.” Onları unutmadık, her yerde dilimizin döndüğünce onları gündeme getireceğiz. Haksızlık karşısında susan bir olmayacağız. Mazlumun, yetimin, kimsesizin sesi olmaya devam edeceğiz" dedi.
Panel, Doğu Türkistan’da yaşanan dramı anlatan film gösterimi ile devam etti. Yolcu Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ömer İdris Akdin’in moderatörlüğündeki panele Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi, Dünya Uygur Kongresi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Erkin Emet, Doğu Türkistan Vakfı Eski Genel Sekreteri, Araştırmacı Gazeteci Hamit Göktürk konuşmacı olarak katıldı.
Ömer İdris Akdin giriş konuşmasında, "Bu yürüyüş Endülüs’e kadar, Bosna’ya kadar, Afrika’nın içlerine kadar ve hasılı dünyanın bütün coğrafyalarına bir esenlik yürüyüşü, bir selamet yürüyüşü, bir adalet yürüyüşüdür. Bizim için Doğu Türkistan bu adalet yürüyüşünün ilk noktası ata yurdumuzdur. Bu açıdan Doğu Türkistan’la alakalı yapılan bu panel inşallah bu duyarlılığı, oradaki kardeşlerimizin sesine ses vermenin bir karşılığı olur. Merkezimiz elbetteki Tevhidin ve adaletin merkezi Mekke ve Kudüs’tür. Bu merkezden baktığımızda yeryüzü yeniden barışa kavuşacak. Buna inanıyoruz. Bu açıdan özellikle yeni neslin ve sizlerin zulme uğrayan coğrafyaya karşı duruşunuz daha sağlıklı olması için bu panel bir başlangıç teşkil edebilir" ifadelerini kullandı..jpg)
Doç. Dr. Erkin Emet ise “Ben kendim o topraklarda doğdum, orada büyüdüm, üniversiteyi de orada okudum. Doktoramı Ankara`da okudum. Ben çocukluk yıllarımda oradaki zulme kendim şahit oldum. Oradaki zulmü yaşayarak büyüdük. Çocukluk yıllarımızda dedelerimiz ninelerimiz namaz kılarken bizi kapıların önünde “Bekle polis geldiği zaman bana işaret vereceksin ben seccadeyi gizleyeceğim.” derdi. Biz öyle yerlerde büyüdük geldik.” Dedi. Diğer konuşmacı olan Hamit Göktürk ise; “Türkistan’da şöyle bir inanç vardı: Hacca gitmek için önce Darul Hilafe’ye yani İstanbul’a uğramak gerekli görülüyordu. Sırf bunun için Doğu Türkistan’dan yola çıkan hac kafileleri Rusya üzerinden Kırım’a, oradan da gemiyle İstanbul’a yani Hilafet merkezine gelir ve Mekke’ye devam ederlerdi ki haccın böyle makbul olacağına inanırlardı.” Diye konuştu.
Panele İlçe Müftüsü İsmail çiçek, İlçe Milli eğitim Müdürü Mehmet Ali Katipoğlu, Ak Parti İlçe Başkanı Tuncay Yurduseven, sivil toplu kuruluş temsilcileri ve davetliler katıldı.
Panel, Doğu Türkistan’da yaşanan dramı anlatan film gösterimi ile devam etti. Yolcu Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Ömer İdris Akdin’in moderatörlüğündeki panele Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Bölümü Öğretim Üyesi, Dünya Uygur Kongresi Yürütme Kurulu Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Erkin Emet, Doğu Türkistan Vakfı Eski Genel Sekreteri, Araştırmacı Gazeteci Hamit Göktürk konuşmacı olarak katıldı.
Ömer İdris Akdin giriş konuşmasında, "Bu yürüyüş Endülüs’e kadar, Bosna’ya kadar, Afrika’nın içlerine kadar ve hasılı dünyanın bütün coğrafyalarına bir esenlik yürüyüşü, bir selamet yürüyüşü, bir adalet yürüyüşüdür. Bizim için Doğu Türkistan bu adalet yürüyüşünün ilk noktası ata yurdumuzdur. Bu açıdan Doğu Türkistan’la alakalı yapılan bu panel inşallah bu duyarlılığı, oradaki kardeşlerimizin sesine ses vermenin bir karşılığı olur. Merkezimiz elbetteki Tevhidin ve adaletin merkezi Mekke ve Kudüs’tür. Bu merkezden baktığımızda yeryüzü yeniden barışa kavuşacak. Buna inanıyoruz. Bu açıdan özellikle yeni neslin ve sizlerin zulme uğrayan coğrafyaya karşı duruşunuz daha sağlıklı olması için bu panel bir başlangıç teşkil edebilir" ifadelerini kullandı.
.jpg)
Doç. Dr. Erkin Emet ise “Ben kendim o topraklarda doğdum, orada büyüdüm, üniversiteyi de orada okudum. Doktoramı Ankara`da okudum. Ben çocukluk yıllarımda oradaki zulme kendim şahit oldum. Oradaki zulmü yaşayarak büyüdük. Çocukluk yıllarımızda dedelerimiz ninelerimiz namaz kılarken bizi kapıların önünde “Bekle polis geldiği zaman bana işaret vereceksin ben seccadeyi gizleyeceğim.” derdi. Biz öyle yerlerde büyüdük geldik.” Dedi. Diğer konuşmacı olan Hamit Göktürk ise; “Türkistan’da şöyle bir inanç vardı: Hacca gitmek için önce Darul Hilafe’ye yani İstanbul’a uğramak gerekli görülüyordu. Sırf bunun için Doğu Türkistan’dan yola çıkan hac kafileleri Rusya üzerinden Kırım’a, oradan da gemiyle İstanbul’a yani Hilafet merkezine gelir ve Mekke’ye devam ederlerdi ki haccın böyle makbul olacağına inanırlardı.” Diye konuştu.
Panele İlçe Müftüsü İsmail çiçek, İlçe Milli eğitim Müdürü Mehmet Ali Katipoğlu, Ak Parti İlçe Başkanı Tuncay Yurduseven, sivil toplu kuruluş temsilcileri ve davetliler katıldı.



















