Şehrin Ortasında Unutulan Yapılar: Risk mi, Fırsat mı?

Şehrin Ortasında Unutulan Yapılar: Risk mi, Fırsat mı?
Ekleme: 29.06.2026 16:56 Güncelleme: 29.06.2026 16:57 Tahmini okuma süresi: 3 dakika

Sokaklarımızda yürürken çoğumuzun dikkatini çeken, yıllardır boş duran, pencereleri kırılmış, bakımsız halde bırakılmış eski binalar vardır. Kimileri için bu yapılar sadece kötü bir görüntü oluştururken, aslında şehirlerimiz için çok daha büyük bir sorunun habercisi olabilir. Özellikle afet riski ile yaşayan bir ülkede, uzun yıllar kullanılmayan ve bakımı yapılmayan binalar sadece kendi başlarına değil, &cc...

Sokaklarımızda yürürken çoğumuzun dikkatini çeken, yıllardır boş duran, pencereleri kırılmış, bakımsız halde bırakılmış eski binalar vardır. Kimileri için bu yapılar sadece kötü bir görüntü oluştururken, aslında şehirlerimiz için çok daha büyük bir sorunun habercisi olabilir. Özellikle afet riski ile yaşayan bir ülkede, uzun yıllar kullanılmayan ve bakımı yapılmayan binalar sadece kendi başlarına değil, çevreleri için de risk oluşturabilmektedir. Zamanla yıpranan yapılar, olası afetlerde çevrede yaşayan insanlar açısından güvenlik sorunu yaratabilmektedir.
Ancak konu yalnızca güvenlik değildir. Boş duran ve atıl kalan yapılar, bulundukları mahallelerin yaşam kalitesini ve hatta gayrimenkul değerlerini de etkileyebilmektedir. Bakımı yapılmayan bir bina, zaman içerisinde bulunduğu bölgenin sosyal ve ekonomik gelişimini olumsuz yönde etkileyebilir.
Peki bu yapılar sadece bir sorun mudur?
Aslında doğru planlama yapıldığında, bu yapılar kentlerimiz için önemli bir fırsata da dönüşebilir. 
Dünyanın birçok ülkesinde kullanılmayan eski yapılar; yaşlı yaşam merkezlerine, kültür ve sanat alanlarına, sosyal tesislere, öğrenci yaşam alanlarına veya yeşil alan projelerine dönüştürülmektedir.
Özellikle nüfusun giderek yaşlandığı günümüzde, kentlerimizin de bu değişime hazırlanması gerekiyor.
Artık yalnızca yeni konut üretmek değil, mevcut yapı stokunu toplumun ihtiyaçlarına göre yeniden değerlendirmek de büyük önem taşıyor. Samsun gibi gelişen ve aynı zamanda önemli bir emekli nüfusuna sahip şehirlerde, kullanılmayan yapıların envanterinin çıkarılması, risk durumlarının belirlenmesi ve yeniden kullanım senaryolarının oluşturulması geleceğimiz açısından önemli bir adım olabilir.
Şehirleri gezerken kendime şu soruyu sıklıkla soruyorum: Bir mahallede yıllardır boş duran bir bina, gerçekten sadece eski bir yapı mıdır; yoksa doğru planlandığında geleceğin yaşam alanına
dönüşebilecek bir fırsat mıdır? Şehirlerimizi geleceğe hazırlarken sadece yeni binalar inşa etmek değil, mevcut yapı stokumuzu doğru yönetmek de en az bunun kadar önemlidir. Çünkü güçlü şehirler, yalnızca yapılan yeni yapılarla değil, yeniden hayata kazandırılan alanlarla da inşa edilir.
Siz ne düşünüyorsunuz?
Mahallenizde uzun yıllardır boş duran bir bina var mı? Sizce bu yapılar yıkılıp yeniden mi yapılmalı, yoksa farklı sosyal amaçlarla değerlendirilerek yeniden kent yaşamına mı kazandırılmalı?

Duygu BİRCAN ALAÇAMLI
Alaçamlı & Partners Kurucu Ortağı
Kentsel Dönüşüm ve Şehircilik Vakfı Samsun İl Temsilcisi
Harita Yüksek Mühendisi
SPK Lisanslı Gayrimenkul Değerleme ve Kentsel Dönüşüm Uzmanı

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.