Kayhan mesajında şu sözlere yer verdi: "Çanakkale Deniz Zaferimizin 100. yıl dönümünü idrak etmekteyiz bu günlerde. 1915’te Ecdadın kılıcıyla toprakları, adaletiyle gönülleri fethettiği, yedi iklim ve üç kıtaya hükmettiği altın çağ kapanmıştır artık. O kahraman ırkın çocukları atalarından emanet olan mukaddes toprakların bir bir kaybedilişinin yasını tutmakta, emanete sahip çıkamamanın acısını iliklerinde hissetmektedir. Hazin bir Balkan mağlubiyetinden yeni çıkmış milletimiz eski haşmetli günlerini özlemekte ve milletin her geçen gün kendine güveni azalmaktadır. İşte bu ruh halindeki milletin yeniden dirilişidir Çanakkale… Sönen ümit meşalelerinin yeniden yakılışıdır Çanakkale… İman ve azmin karşısında güç ve tekniği dize getiren, mananın maddeyi yıktığı, Hakkın ve haklının zaferidir Çanakkale… İlay-ı kelimetullah için asırlarca dünyanın dört bucağında cömertçe şevk-i şehadet kanı dökmüş; bu mert kahraman milletin haysiyetini çiğnetmediği yerdir Çanakkale… Çanakkale’nin sessiz kahramanları, her biri bir kutup yıldızı gibi yolumuzu aydınlatan aziz şehitlerimiz; makus geceyi delen Nusret Mayın Gemisinin cesur mürettabatı, 57. Alayın Sancağı düşürmeyen ama şehit düşen yiğitleri, İman dolu göğsüyle fizik kanunlarına meydan okuyan Koca Seyit, 3000 İngiliz askerini, 67 askeriyle durduran Ezineli Yahya Çavuş, gencecik kınalı şehitlerimizin simgesi Kınalı Hasan, zekasıyla düşmanı kendine hayran bırakan Saka Hüseyin, Tıp Fakültesinde okurken Çanakkale Savaşı’nı duyar duymaz gönüllü olarak koşan doktor adayı şehitlerimiz, okullarından mezun olamayan ama göklerden şehadet diploması alan liseli öğrencilerimiz… Sizler unutulmayacak destanın sahiplerisiniz. Çanakkale Savaşları’nı en veciz haliyle anlatan İstiklal Şairimiz Mehmet Akif’in dizeleri de unutulmayacaklar arasındadır: “Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi? En kesif orduların yükleniyor dördü beşi, …” Göklerin ölüm indirdiği, yerlerin ölü fışkırttığı, insaniyyetin enkaz-ı beşer halinde savrulduğu bir tipiydi Çanakkale... Sade bir gününde bin sekiz yüz şarapnel parçasının, kal’ay-ı iman göğsünü almak için atıldığı ve fakat Mehmetçiğin bu tehdide güldüğü bir meydandır Çanakkale... O şüheda gövdenin bir tek rükûda eğildiği yerdir Çanakkale...
Huzuru İlahide kanlarıyla kurtardıkları Hilal’le şehâdet edecekleri yerdir Çanakkale... Kanlarıyla bir tek hilali değil, Tevhid’i de kurtardıkları yerdir Çanakkale... İşte o şehitler öyle şehitlerdi ki bir tek Bedrin Arslanları’nın ardında yürüdükleri yerdir Çanakkale... Makberin değil bir tek Peygamber Kucağının beklediği bir şehadettir Çanakkale... Ak Parti iktidarından önce Türkiyemiz, tıpkı Çanakkale Savaşı’na girmekte olan Osmanlı Hükümeti gibi ümidini kaybetmiş, iddiası ve iradesi olmayan bir devlete dönüştürülmüştü. Çanakkale Ruhuna sahip kadrolarıyla vesayete dur diyen Ak Partimiz, Büyük Türkiye’nin bir hayal olmadığını milletimize yeniden hissettirmiş, ülkemizin dümenini tekrar milletimizin iradesine teslim etmiştir. İşte Yeni Türkiye, Yahya Kemal’in deyimiyle “Kökü Mazide Olan Atiyiz Biz” şuurunda Çanakkale Şehitlerinin beslendiği membadan beslenen, günümüz ilmiyle donanan, maddeye hakim manaya aşık, vatansever bir ruhtur! Unutulmamalıdır ki ölümü aşan bir inancın önünde hiçbir kuvvet duramaz. Ölümü Öldüren Ecdadın evlatları olarak aynı iman yolunun sevdalılarıyız. Şehitlerimizi tekrar rahmetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Rabbim onlara layık evlat eylesin hepimizi. Yüce Allah yâr ve yardımcımız olsun."
Huzuru İlahide kanlarıyla kurtardıkları Hilal’le şehâdet edecekleri yerdir Çanakkale... Kanlarıyla bir tek hilali değil, Tevhid’i de kurtardıkları yerdir Çanakkale... İşte o şehitler öyle şehitlerdi ki bir tek Bedrin Arslanları’nın ardında yürüdükleri yerdir Çanakkale... Makberin değil bir tek Peygamber Kucağının beklediği bir şehadettir Çanakkale... Ak Parti iktidarından önce Türkiyemiz, tıpkı Çanakkale Savaşı’na girmekte olan Osmanlı Hükümeti gibi ümidini kaybetmiş, iddiası ve iradesi olmayan bir devlete dönüştürülmüştü. Çanakkale Ruhuna sahip kadrolarıyla vesayete dur diyen Ak Partimiz, Büyük Türkiye’nin bir hayal olmadığını milletimize yeniden hissettirmiş, ülkemizin dümenini tekrar milletimizin iradesine teslim etmiştir. İşte Yeni Türkiye, Yahya Kemal’in deyimiyle “Kökü Mazide Olan Atiyiz Biz” şuurunda Çanakkale Şehitlerinin beslendiği membadan beslenen, günümüz ilmiyle donanan, maddeye hakim manaya aşık, vatansever bir ruhtur! Unutulmamalıdır ki ölümü aşan bir inancın önünde hiçbir kuvvet duramaz. Ölümü Öldüren Ecdadın evlatları olarak aynı iman yolunun sevdalılarıyız. Şehitlerimizi tekrar rahmetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. Rabbim onlara layık evlat eylesin hepimizi. Yüce Allah yâr ve yardımcımız olsun."





















