Anayasa Mahkemesi’nin nafakaya ilişkin “süresiz” ibaresini iptal etmesinin ardından gözler yeni yasal düzenlemeye çevrildi. Av. Elvan Kakıcı Şimşek, “Karar süresiz nafakanın tamamen kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Yeni dönemde mahkemeler, tarafların ekonomik ve sosyal koşullarını dikkate alarak daha objektif kriterlerle karar verecek” dedi.
Kamuoyunda yıllardır tartışma konusu olan süresiz nafaka uygulamasında yeni bir dönemin kapısı aralandı. Anayasa Mahkemesi’nin, Türk Medeni Kanunu’nda yer alan nafakaya ilişkin “süresiz” ibaresini Anayasa’ya aykırı bularak iptal etmesi, hem hukuk çevrelerinde hem de toplumun farklı kesimlerinde geniş yankı uyandırdı. Kararın ardından gözler, Meclis tarafından hazırlanacak yeni yasal düzenlemeye çevrildi.
Av. Elvan Kakıcı Şimşek, nafaka tartışmalarının kamuoyunda çoğu zaman eksik ya da yanlış bilgiler üzerinden yürütüldüğünü belirterek, sürecin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Karar Çıktı Ama Hemen Uygulanmıyor
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararın ardından birçok kişinin “Süresiz nafaka tamamen kaldırıldı” şeklinde yorum yaptığını belirten Av. Elvan Kakıcı Şimşek, bunun doğru olmadığını vurgulayarak, “Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrudan süresiz nafakanın sona erdiği anlamına gelmiyor. Mahkeme, kanundaki ilgili ifadeyi iptal etti ve yeni bir düzenleme yapılabilmesi için yasama organına süre tanıdı. Dolayısıyla şu an tartışılan konu nafakanın tamamen kaldırılması değil, hangi kriterlere göre ve hangi sürelerle uygulanacağıdır” dedi.
Süre Sınırı Mı Geliyor?
Yeni dönemde mahkemelerin nafaka kararlarını verirken daha fazla objektif kritere dayanmasının beklendiğini ifade eden Şimşek, her boşanma dosyasının kendi koşulları içerisinde değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekerek,
“Tarafların yaşları, evlilik süresi, çocuk sayısı, çocukların bakım yükümlülükleri, eğitim durumları, çalışma hayatına katılım imkanları ve sağlık koşulları gibi birçok unsur birlikte değerlendirilecek. Mahkemeler hem nafaka miktarını hem de ödeme süresini hakkaniyet çerçevesinde belirleyecek. Tek tip bir uygulaman mümkün değil.” şeklinde konuştu.
Kamuoyundaki Algı İle Türkiye Gerçeği Farklı
Nafaka tartışmalarında sık sık yüksek miktarlı ve uzun süreli ödemelerin örnek gösterildiğini belirten Şimşek, bu örneklerin Türkiye genelini yansıtmadığını ifade ederek, “Kamuoyunda daha çok ünlü isimlerin veya yüksek gelir grubundaki kişilerin ödediği nafakalar gündeme geliyor. Oysa Türkiye’deki nafaka dosyalarının büyük bölümünde çok daha düşük rakamlar söz konusu. Ortalama nafaka miktarları genellikle bin ila iki bin lira arasında değişiyor. Bu nedenle tartışmaların birkaç istisnai örnek üzerinden yürütülmesi sağlıklı sonuçlar doğurmuyor” dedi.
Her İki Tarafın Mağduriyetini Önleyecek Denge Aranıyor
Nafaka düzenlemesinin uzun yıllardır iki farklı görüş arasında tartışıldığını belirten Şimşek, bir tarafta süresiz nafakanın kaldırılmasını savunanların, diğer tarafta ise kadınların ekonomik güvencesinin korunmasını isteyen kesimlerin bulunduğunu söyledi. Şimşek, “Bir kesim, süresiz nafakanın özellikle uzun yıllar boyunca devam etmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu düşünüyor. Diğer kesim ise nafakanın sınırlandırılmasının boşanma sonrası ekonomik açıdan kırılgan durumda olan kadınları yoksulluğa sürükleyebileceği görüşünde. Yeni düzenlemenin her iki hassasiyeti de gözeten bir denge kurması gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Nafakaların Önemli Bölümü Tahsil Edilemiyor
Tartışmaların yalnızca süre boyutuyla ele alınmasının eksik kalacağını vurgulayan Şimşek, uygulamadaki en önemli sorunlardan birinin tahsilat olduğunu belirtti.
“Türkiye’de nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmemesi ciddi bir problem olarak karşımıza çıkıyor. Mevcut veriler, nafakaların önemli bir bölümünün zaten ödenmediğini gösteriyor. Bu nedenle yapılacak düzenlemelerde yalnızca süre konusu değil, nafaka alacaklarının etkin şekilde tahsil edilmesi de dikkate alınmalıdır” dedi.
Hukukçular Yeni Düzenlemeyi Bekliyor
Anayasa Mahkemesi’nin kararı sonrasında ortaya çıkacak yeni yasal çerçevenin milyonlarca kişiyi ilgilendirdiğini belirten Av. Elvan Kakıcı Şimşek, sürecin dikkatle takip edildiğini söyledi ve sözlerini şöyle tamamladı:
“Nafaka konusu yalnızca hukuki değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik boyutları olan bir mesele. Bu nedenle hazırlanacak düzenlemenin toplumsal gerçekler gözetilerek oluşturulması büyük önem taşıyor. Hukukçular olarak bizler de yasalaşma sürecini yakından takip ediyoruz”
Elvan Kakıcı Şimşek kimdir? Elvan Kakıcı Şimşek, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olup Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Özel hukuk alanında yüksek lisans yapmıştır. 2003-2005 yılları arasında Londra’da bir hukuk bürosunda çalıştıktan sonra 2007 tarihinden bu yana Kakıcı Şimşek hukuk bürosunun kurucu ortaklarındandır. Özellikle Gayrimenkul hukuku, Aile hukuku, medeni hukuk başta olmak üzere özel hukuk alanında uzmanlaşmıştır. Ayrıca son zamanlarda girişimcilerin ihtiyaçları ile ortaya çıkan Girişim Hukuku üzerine de çalışmalar yapmaktadır. Makaleleri çeşitli yazılı ve dijital basımlarda yayınlanmakta olup hukukçunun akademik yönünü sürekli geliştirmesini çok önemsemektedir. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, Özyeğin Üniversitesi 10.000 Kadın Mezunları Derneği ve İstanbul Barosu üyesidir. Sosyal sorumluluk projelerini desteklemekte ve "toplumsal cinsiyet eşitsizliği” kavramı üzerinde Türk toplumundaki kadının yeri konusunda yapılan her türlü sosyal farkındalık çalışmalarının gönüllü destekçisi olmaktadır. 2 çocuk annesidir.

















