IAOM Avrasya Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, Karadeniz’de Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle artan tahıl tedarik riskine ve Avrupa’daki kuraklığa dikkat çekti. Ulusoy, Türkiye’nin güçlü stokları ve yüksek buğday üretimi sayesinde iç pazarda kısa ve orta vadede arz sorunu beklemediğini söyledi.
Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanı Dr. Eren Günhan Ulusoy, küresel tahıl piyasalarında yaşanan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karadeniz merkezli askeri gerilimin lojistik hatlar üzerindeki riskleri artırdığını belirten Ulusoy, Avrupa’daki aşırı kuraklığın da küresel gıda güvenliği açısından yeni bir gündem oluşturduğunu ifade etti.
Türkiye’nin ise mevcut tarım üretimi, stokları ve ticaret kapasitesiyle küresel piyasalardaki kısa vadeli tedarik risklerinden büyük ölçüde izole olduğunu belirten Ulusoy, “Karadeniz’deki gerilim ve Avrupa’daki kuraklık küresel gıda güvenliğini gündeme taşısa da Türkiye iç pazar tedariğinde güvende” dedi.

Karadeniz’de tahıl tedarik riski büyüyor
Yıllık 32 milyon ton üretim kapasitesine sahip Türkiye un sektörü, küresel un ticaretinden yüzde 23 pay alıyor. Türkiye ayrıca 11 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonu konumunda bulunuyor.
24 Şubat 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşının ilk döneminde tahıl koridoru girişimiyle kritik bir rol üstlenen Türkiye, Karadeniz’de yeniden artan gerilim nedeniyle bir kez daha küresel tahıl piyasalarının odağına geldi.
Dr. Eren Günhan Ulusoy, Rusya ve Ukrayna arasında yaşanan savaşın son dönemde liman altyapılarını ve yük gemilerini doğrudan hedef alan bir boyuta ulaştığını belirterek mevcut durumun 2022’deki ilk kriz döneminden daha hassas olduğunu söyledi.
Ulusoy, “2022’deki savaşın ilk aşamasında Ukrayna limanları kapalı, Rusya limanları ise açıktı. Ancak bugün gelinen noktada her iki ülkenin de lojistik ve liman altyapıları, İzmail ve Karadeniz hatları karşılıklı saldırıların hedefi durumunda. Bu durum riskin boyutunu tırmandırıyor” ifadelerini kullandı.
Dünya buğday tedarikinin yaklaşık yüzde 30’unu Rusya ve Ukrayna’nın sağladığına dikkat çeken Ulusoy, iki ülkenin ihracat kapasitesinde yaşanabilecek aksaklıkların küresel piyasaları doğrudan etkileyebileceğini belirtti.
Ulusoy, ABD Tarım Bakanlığı’nın son tahminlerine göre yaşanan lojistik sorunlar nedeniyle Rusya’nın ihracat beklentisinin 43-46 milyon ton, Ukrayna’nın ihracat beklentisinin ise 13,5 milyon ton seviyelerine çekildiğini aktardı.
Türkiye’nin buğday üretiminde rekor beklentisi
Küresel piyasalardaki tansiyon ve fiyat dalgalanmalarına rağmen Türkiye’nin iç pazarda avantajlı bir konumda bulunduğunu belirten Ulusoy, bu yılki tahıl üretiminin oldukça verimli geçtiğini söyledi.
Yağışların geçen yıla göre yüzde 76 arttığını belirten Ulusoy, buğday üretiminde yeni bir rekor beklendiğini ifade etti.
Türkiye’de buğday rekoltesinin 24,5 milyon ton seviyesine ulaşmasının beklendiğini kaydeden Ulusoy, güçlü yerli hasat ve stok yapısının Türkiye’nin iç piyasadaki tedarik güvenliğini desteklediğini söyledi.
Ulusoy, “Hem başarılı geçen yerli hasadımız hem de güçlü stok yapımız sayesinde Türkiye, dünyada yaşanan bu kısa vadeli tedarik krizinden tam anlamıyla izole durumdadır. İç pazarda kısa ve orta dönemde bir arz veya tedarik problemi beklemiyoruz” dedi.
Avrupa’daki kuraklık Türkiye için ihracat fırsatı
Avrupa genelinde etkisini artıran şiddetli kuraklığın tarımsal üretim ve rekolteler üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Ulusoy, yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin un ve unlu mamuller sektöründeki ihracat gücünü artırabileceğini söyledi.
Türkiye’nin üretim kapasitesi ve lojistik avantajlarının Avrupa’daki arz açığının kapatılması açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu ifade eden Ulusoy, küresel buğday ticaretinde yeni dengelerin oluştuğunu belirtti.
Ulusoy, Rusya ve Ukrayna’nın ihracattaki paylarının azalmasıyla ABD, Kanada ve Kazakistan gibi ülkelerin daha fazla öne çıktığını, ancak işlenmiş hububat ürünlerinde Türkiye’nin kritik bir aktör olmaya devam ettiğini vurguladı.
“Avrupa’daki kuraklık rekolte kaybına yol açarken, Türkiye’nin un ve unlu mamuller sanayiindeki üretim kapasitesi ve lojistik hakimiyeti bölgesel pazarlarda bizi bir adım öne çıkarıyor” diyen Ulusoy, Türkiye’nin Avrupa’daki açığı kapatabileceğini ve yeni pazarlardaki konumunu güçlendirebileceğini söyledi.
IAOM Eurasia Konferansı Taşkent’te yapılacak
Türkiye’nin un ihracatındaki liderliği, uluslararası değirmencilik sektöründeki konumunu da güçlendiriyor. Türkiye, son 11 yıldır dünyanın un ihracat şampiyonu olurken, ABD merkezli ve 130 yıllık geçmişe sahip Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği’nin (IAOM) Avrasya Bölge Başkanlığı’nı da yürütüyor.
32 ülkeden oluşan IAOM Avrasya Bölgesi, 2 milyarı aşkın nüfusu ve 7,1 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğüyle dünya buğday üretiminin yüzde 30’unu ve dünya un ihracatının yüzde 55’ini temsil ediyor.
5. IAOM Eurasia Konferansı ve Sergisi, 28-29 Eylül 2026 tarihlerinde ilk kez Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te gerçekleştirilecek.
Etkinlikte Rusya, Ukrayna, Orta ve Doğu Avrupa, Baltık ülkeleri, Kazakistan, Orta Asya Cumhuriyetleri, ABD, Orta Doğu ve Afrika’dan 1000’in üzerinde sektör profesyonelinin bir araya gelmesi bekleniyor.
Hububat, un, makarna, bulgur ve yem üreticilerinin yanı sıra değirmen makineleri, laboratuvar ekipmanları, lojistik, depolama ve paketleme sektörlerinden firmalar da konferans kapsamında buluşacak.
Bu yılki etkinliğin ana teması ise “Avrasya’da Tahıl, Değirmencilik ve Pazarlar” olarak belirlendi.
Taşkent kongresi neden önemli?
Kongrenin ilk kez Özbekistan’da düzenlenmesinin stratejik bir tercih olduğunu belirten Dr. Eren Günhan Ulusoy, Özbekistan’ın güçlü değirmencilik sektörü ve Kazakistan’dan sağladığı buğdayla çevre ülkelere gerçekleştirdiği un ihracatı nedeniyle önemli bir merkez olduğunu söyledi.
Ulusoy, Karadeniz’de yaşanan gelişmeler nedeniyle buğday ticaretinde yeni rotaların gündeme geldiği bir dönemde Taşkent’te gerçekleştirilecek kongrenin sektör açısından daha fazla önem taşıdığını ifade etti.
Etkinlikte Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Özbekistan Tarım Bakanı İbrohim Abdurahmonov, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal ve IAOM ABD Başkanı Mike Wiechman açılış konuşmalarını gerçekleştirecek.
Türkiye tahıl piyasasında güçlü konumunu koruyor
Karadeniz’de Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle tahıl ticaretinde riskler artarken, Avrupa’daki kuraklık da üretim beklentilerini baskılıyor. Türkiye ise yüksek buğday üretimi, güçlü stokları, gelişmiş un sanayisi ve lojistik kabiliyeti sayesinde hem iç piyasa arz güvenliğini koruyor hem de küresel un ve işlenmiş hububat ticaretindeki lider konumunu güçlendirmeye hazırlanıyor.