Samsun Üniversitesi Rektörlük ve İdari Birimler Yerleşkesi Törenle Hizmete Açıldı

Ekleme: 02.09.2026 10:29 Güncelleme: 02.09.2026 10:32 Tahmini okuma süresi: 27 dakika
Samsun Üniversitesi Rektörlük ve İdari Birimler Yerleşkesi Törenle Hizmete Açıldı

Samsun Üniversitesinin kurumsal gelişim yolculuğunda önemli bir adım olan Ballıca Kampüsü Rektörlük ve İdari Birimler Yerleşkesinde düzenlenen törenle hizmete açıldı.

Programa Samsun Valisi Orhan Tavlı, milletvekilleri, belediye başkanları, rektörler, kaymakamlar, siyasi parti temsilcileri, kamu kurumlarının yöneticileri, iş dünyasının ve sivil toplumun temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan tören açılış vesilesiyle gelen tebrik mesajları davetlilerle paylaşılmasıyla devam etti.
Törene Geniş katılım
Programa; Samsun Valisi Orhan Tavlı, Önceki Dönem Ticaret Bakanı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Dr. Mehmet Muş, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve AK Parti Samsun Milletvekili Av. Ersan Aksu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Mehmet Barış, Tuğgeneral İsa Karahasanoğlu, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, , 21. Dönem Samsun Milletvekili Ahmet Aydın, İlkadım Kaymakamı Abdulkadir Demir, Atakum Kaymakamı Murat Bulacak, 19 Mayıs Kaymakamı Haluk Şimşek, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, Havza Belediye Başkanı Murat İkiz, 19 Mayıs Belediye Başkanı Osman Topaloğlu, Vezirköprü Belediye Başkanı Murat Gül, Yakakent Belediye Başkanı Şerafettin Aydoğdu, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaşi AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse, Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanı Burhan Mucur katıldı.
Törende ayrıca kamu kurumlarının il ve bölge müdürleri, meslek odaları ile ticaret ve sanayi dünyasının temsilcileri, Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, Samsun TSO Meclis Başkanı Haluk Akyüz, SAMÜ Vakfı Mütevelli Heyeti üyeleri, akademisyenler, üniversite personeli ve çok sayıda davetli hazır bulundu.
Vali Tavlı: “Üniversiteler şehirlerin gelişimine yön veren kurumlardır”
Törende davetlilere hitap eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, üniversitelerin şehirler için taşıdığı anlama dikkat çekerek: “Üniversitelerimiz bilginin üretildiği, geleceğin tasarlandığı, gençlerin yetiştiği, şehirlerin aynı zamanda ekonomik ve sosyokültürel gelişimine de yön veren kurumlardır.” dedi. Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın'ın sekiz yıl boyunca hem üniversiteye hem şehre hizmet ettiğini belirten Vali Tavlı, Samsun'un bu konuda şanslı olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda şehrin batısında Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Samsun Üniversitesinin bilim üreterek birlikte çalıştığını, doğusunda ise Canik Kampüsü başta olmak üzere Makine Kimya, Baykar ve Samsun Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi ile sosyoekonomik kalkınmanın zirveye taşındığını anlatan Vali Tavlı, Rektör Prof. Dr. Mahmut Aydın ve Samsun Üniversitesinin tüm akademisyenlerine teşekkür ederek konuşmasını “8'i ben sonsuz diye gördüm. Samsun Üniversitesi; Samsun'umuza, bilim dünyamıza, Türkiye'ye ve tüm dünyaya sonsuza kadar hizmet etsin inşallah.” sözleriyle tamamladı.
Mehmet Muş: “İlmek ilmek dokunan, hikâyesi olan bir üniversite”
Önceki Dönem Ticaret Bakanı, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Dr. Mehmet Muş, konuşmasına davetlileri saygı, sevgi ve muhabbetle selamlayarak başladı. “Bugün güzel bir törendeyiz, güzel bir programdayız. Mahmut Hocamızın ilmek ilmek dokuyarak bugünlere getirdiği rektörlük binasının açılışındayız. Büyük emeklerle kuruldu.” diyen Muş, kurucu olmanın zorluğuna dikkat çekti.
Üniversitenin geldiği noktayı görünce Rektör Aydın'a yaptığı bir teklifi davetlilerle paylaşan Muş, “Mahmut Hoca ile yan yana otururken, bu üniversitenin geldiği noktayı görünce dedim ki; hocam, seni başka bir yere kurucu olarak gönderelim, sen bundan sonra kurucu rektör olarak devam et. Nerede bir üniversite kurulacaksa Mahmut Hocayı oraya gönderelim; bu yurt dışı da olabilir. Bir ihtiyaç varsa, bir yerde üniversite kurulacaksa sıfırdan kurup belli bir noktaya getirdikten sonra Mahmut Hoca oradan ayrılabilir. Dolayısıyla başarılı bir rektörlük, idarecilik ve kuruculuk yapılmış ve üniversite bu noktaya gelmiş.” ifadelerini kullandı. Samsun Üniversitesini yeni kurulan üniversitelerle karşılaştırdığını belirten Muş, “Son dönemlerde kurulan üniversitelerimiz de var, hepsi birbirinden değerli. Ancak bir mukayese ettiğimiz zaman Samsun Üniversitesi gerçekten farkını ortaya koymuş. Sıralamalara baktığımız zaman da kendisini en üst sıralara yerleştirmiş. Bu hiç şüphesiz kuruluşta ortaya konan iradenin, buradaki yaklaşımın ve Mahmut Hocanın ortaya koyduğu vizyonun getirdiği bir netice.” değerlendirmesinde bulundu. Ballıca Kampüsü'ne daha önce yaptıkları ziyareti hatırlatan Muş, kampüsteki dönüşümü şu sözlerle anlattı: “Burada tütün hangarları var. Biz de buraya ziyarete geldik; yapılanları gördük, yapılmayı bekleyenler var. Gerçekten örnek teşkil edecek bir kampüs oldu burası. Harabe bir alan, daha önce farklı amaçlar için depo olarak kullanılan eski yapılar, bir eğitim ve öğretim yuvasına dönüştürüldü. Hikâyesi olan bir üniversite oldu burası. Sanki 200 yıldır burada olan bir üniversite gibi karşımızda duruyor.”
“Mahmut Hoca Gibi Bir Değere İhtiyacımız Var”
Rektör Aydın'a teşekkürlerini ileten Muş, “Mahmut Hocam, her şey için çok teşekkür ediyoruz. Emeğiniz, gayretiniz ve bu şehre bıraktıklarınız için bu üniversite ve bu şehir sizleri hiçbir zaman unutmayacak. Ortaya koyduğunuz bu esere tabii ki herkes destek çıkıyor; ama işin çilesini, sıkıntısını işin başında olan çekiyor. Buraya yatırımı getireceksiniz, programı aldıracaksınız, finansmanını sağlayacaksınız, hocayı buraya getireceksiniz. Sıfırdan kurulmuş bir üniversite. Bu, geminin kaptan koltuğunda oturan, fırtınalı anlarda gemiyi çarpmamak için dümeni tutan kaptanın yaklaşımına bağlı. Mahmut Hoca bunu ortaya koymuş.” dedi. Sekiz yıllık kurucu rektörlük dönemini “son derece başarılı” olarak nitelendiren Muş, “8 yıl değil de sanki 80 yıl gibi geldi bana. Ben baktım, 8 miydi? Gerçekten 8'miş. Çünkü o kadar profesyonel ki sanki yıllardır buradayız ve bu, belki 80'inci yıl töreni gibi geliyor insana. Üniversiteyi bize kabullendirmiş; şehir bu üniversiteyi içselleştirmiş ve kabul etmiş.” diye konuştu. Muş; Rektör Aydın ile birlikte mücadele eden akademisyenlere, kendisine destek veren önceki ve şimdiki milletvekillerine, şehrin yöneticilerine ve idarecilerine, merkezî hükümetteki ilgili bakanlıklara ve bu iradeyi ortaya koyan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarını, saygılarını ve sevgilerini arz etti. Konuşmasının sonunda Rektör Aydın'la yollarının yeniden kesişeceğine olan inancını dile getiren Muş, “Mahmut Hocamızla buradaki görevinden sonra da yine bir yerde mutlaka buluşacağız. Nerede buluşacağımızı ben de bilmiyorum ama buluşacağımızdan eminim. Mahmut Hoca gibi bir değerin, bir tecrübenin mutlaka bir yerlerde istifade edileceğini düşünüyorum. Çünkü bu şekilde yetişmiş, mücadeleci, bu toprakların insanlarına akademide çok ihtiyacımız var; farklı alanlarda ihtiyacımız var. İnşallah Mahmut Hocamızın da bu bilgi birikiminden istifade edilecektir.” dedi ve “Sağ olsunlar, var olsunlar; üniversiteye kattıkları için Mahmut Hocama yürekten bir alkış istiyorum.” diyerek sözlerini tamamladı.
Topsakal: “Bir şehre geldi, bir eser meydana getirdi”
Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Prof. Dr. İlyas Topsakal, Rektör Aydın'la asistanlık yıllarına uzanan tanışıklığını hatırlatarak: “Bir şehre geldi, şehirde bir eser meydana getirdi: Samsun Üniversitesi.” dedi. Ondokuz Mayıs Üniversitesinin köklü kültürünün üzerine yeni bir kültürün eklendiğini belirten Topsakal, üniversitenin havacılık ile inovasyon ve teknoloji gibi stratejik alanlara odaklanmasını “dünyayı yakalayan doğru bir tercih” olarak nitelendirdi. Üniversitelerin gençlere karakter kazandıran son eğitim basamağı olduğunu vurgulayan Topsakal: “Sekiz yılın getirdiği o çocuk büyümüş, güzelleşmiş; bizlere güzel binalar, güzel bir ekip bırakmış.” ifadelerini kullandı ve projenin devamının kurumun kendi içinden sürdürülmesi temennisini dile getirdi.
Aksu: “Tarihî hafızayı koruyarak bilim yuvasına dönüştürdüler”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi ve AK Parti Samsun Milletvekili Av. Ersan Aksu ise Samsun Üniversitesinin kuruluş yıllarında il başkanı olarak görev yaptığı dönemden bu yana üniversitenin nicelikten çok niteliğe dayalı, dikey bir büyümeyi benimsemesini savunduğunu belirterek, üniversitenin bir alanda dünyaya örnek olma gayretini takdir ettiğini söyledi. Üniversitenin TEKNOFEST'e ve Türkiye'nin savunma sanayi hamlesine sunduğu katkılara dikkat çeken Aksu, “Tütün depolarının bulunduğu bu yerleşkenin tarihsel algısına, şuuruna ve hafızasına uygun bir değişimle, mevcut yapı korunarak bir bilim yuvasına dönüştürülmüş olmasının çok daha büyük bir kıymeti var. Bundan dolayı rektörümüzü ve ekibini tebrik ediyorum.” dedi.

Samsun Üniversitesi Rektörlük ve İdari Birimler Yerleşkesi Törenle Hizmete Açıldı


Kök Salan Bir Üniversitenin Kurumsallaşma Yolculuğu
Törende konuşan Samsun Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, yeni yerleşkenin yalnızca fiziki bir yapı olmadığını, Üniversitenin kuruluşundan bugüne uzanan kurumsallaşma yolculuğunun önemli duraklarından birini oluşturduğunu belirtti. Üniversiteleri asıl meydana getiren unsurların fikir, insan kaynağı, kurum kültürü ve şehirle kurulan güçlü bağlar olduğunu vurgulayan Rektör Aydın, “Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Rektörlük ve İdari Birimler Binalarını, sekiz yıl önce başlayan yolculuğumuzun ve güçlü bir kurumsal yapıya dönüşme irademizin yeni bir halkası olarak görüyorum.” dedi. Rektörümüz konuşmasında şu açıklamalarda bulundu: Bugün Üniversitemizin Rektörlük ve İdari Birimler Binalarının resmî açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu yapıyı yalnızca fiziki duvar ve çatılardan ibaret bir mekân değil; sekiz yıl önce başlayan yolculuğumuzun, toprağa düşen bir tohumun güçlü bir ağaca dönüşmesindeki somut duraklardan biri olarak görüyorum. Çünkü sekiz yıllık tecrübem bana binalar yapmakla üniversite kurmanın aynı şey olmadığını gösterdi. Üniversiteler elbette dersliklere, laboratuvarlara, kütüphanelere, çalışma ofislerine ve yönetim binalarına ihtiyaç duyar. Ancak üniversiteyi asıl kuran; fikir, insan kaynağı, kurum kültürü, şehirle kurulan ilişki ve bunları gelecek kuşaklara taşıyacak sağlam kurumsal yapıdır. 2018 yılında yola çıkarken meseleyi böyle gördük. Üniversitemizi anlatırken “yeni doğmuş bir bebek” benzetmesini yapmış; “Bu bebeği önce yürüteceğiz, sonra hep beraber koşturacağız.” demiştim. Bugün o çocuk yürüyor, hatta koşuyor. Asıl önemli olan ise ne kadar hızlı koştuğu kadar, hangi istikamete koştuğudur. Biz sadece büyüyen değil; hikâyesi, kimliği, eğitim anlayışı ve araştırma kültürü olan, şehrine, ülkesine ve insanlığa değer üreten bir üniversite kurmak istedik.
Bu nedenle kuruluş yıllarımızda temel ilkelerimizi belirledik: “Nitelikli Toplum için Nitelikli Üniversite” dedik; üniversitenin varlık sebebinin topluma, ülkeye ve insanlığa değer üretmek olduğuna inandık. “Duvarsız Üniversite” dedik; bilginin duvarlar arasında kalmamasını, öğrencilerimizin sanayiyle, sektörle, şehirle ve gerçek hayatla buluşmasını istedik. Disiplinlerarasılığı, araştırma ve proje kültürünü benimsedik. Öğrencilerimizin soru sormasını, araştırmasını, üretmesini ve gerektiğinde risk almasını hedefledik. Araştırma ve proje kültürü dedik. Çünkü öğrencilerimizin sadece kendilerine verilen bilgiyle yetinmelerini değil, soru sormalarını, araştırmalarını, üretmelerini, gerektiğinde risk almalarını istedik. Ve TEKNOFEST dedik. Daha kuruluşumuzun ilk aylarında Samsun Roket Takımımızın Türkiye ikinciliği bize şunu gösterdi: Yaşınızın küçük olması, hedeflerinizin de küçük olmasını gerektirmez. Kuruluşumuzdan bu yana TEKNOFEST’te 41 ödül kazandık. TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa için şimdiden iki derece aldık; finale kalan sekiz takımımızdan da dereceler bekliyoruz. Öğrencilerimizin yüzlerce projede ve ulusal-uluslararası yarışmalarda elde ettiği başarıları, üreten ve yeniden denemekten korkmayan bir öğrenci kültürü oluşturma gayretimizin somut kanıtı olarak görüyoruz.
Kıymetli Misafirler,
Samsun Üniversitesinin en görünür hikâyelerinden biri Ballıca Kampüsümüzde yazıldı. İlk defa bu kampüse baktığımızda karşımızda, uzun yıllar tütün depoları olarak kullanılmış, önemli bir bölümü işlevini kaybetmiş büyük bir endüstri mirası vardı. Önümüzde iki yol bulunuyordu. İlki ve en kolay olanı eskiyi ortadan kaldırıp yerine yenisini yapmaktı. Ancak biz zor olan yolu seçtik. Yıkmak yerine dönüştürmeyi tercih ettik. Çünkü bir şehrin hafızasının da en az geleceği kadar kıymetli olduğuna inanıyorduk. Tütün hangarlarını eğitim mekânlarına dönüştürürken aslında geçmiş ile gelecek arasında bir köprü kurduk. Bir zamanlar üretimin başka bir biçimine ev sahipliği yapan bu mekânlarda bugün bilgi üretiliyor; mimarlık konuşuluyor, mühendislik yapılıyor, öğrenciler proje geliştiriyor. Taş kaldı, işlev değişti; hafızaya yeni bir gelecek eklendi. Özdemir Bayraktar Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültemiz ile Mimarlık ve Tasarım Fakültemizin dönüşümü bu anlayışın önemli örnekleri oldu. Bu yaklaşımımızın Necip Fazıl Mimarlık Ödülü’yle, ardından 2025 yılında “Endüstriyel Miras, Yeniden Kullanım ve Sürdürülebilirlik ile "Eğitimde Deneyimsel Öğrenme” projemizle YÖK Üstün Başarı Ödülü’ne layık görülmesi bizleri elbette gururlandırdı. Ancak bu ödüllerin ötesinde bizim için daha değerli olan şey, Samsun Üniversitesinin kendine özgü kimliği ve ruhu olan bir üniversite olarak görülmesidir.
Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Rektörlük ve İdari Birimler Binalarını da bu hikâyenin yeni bir halkası olarak görüyorum. 17 Mayıs 2024’te yapımına başladığımız bu eseri bugün Üniversitemizin ve şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Peki, bir rektörlük binası neden önemlidir?
Üniversitenin ruhu dersliklerde, laboratuvarlarda, kütüphanelerde; öğrencinin merakında ve akademisyenin sorusunda yaşar. Fakat bu ruhun sürdürülebilir bir kurumsal yapıya, işleyen yönetime, hesap verebilirliğe ve ortak iradeye kavuşması gerekir. Bu bina bunun mekânsal karşılığıdır. Burası Üniversitemizin kurumsal aklının çalışacağı yer olacaktır. Öğrencilerimiz için kararlar alınacak, akademik çalışmalarımızı güçlendirecek projeler şekillenecek, kaynaklarımız planlanacak ve şehirle, sanayiyle, kamu kurumlarıyla yeni iş birlikleri kurulacaktır. Bu binayı kapalı bir bürokrasi merkezi olarak düşünmedik. “Duvarsız Üniversite” anlayışımızın idari düzlemdeki karşılığı; şeffaf, erişilebilir, iletişime ve ortak üretime açık bir yapı olmasını istedik.
Kıymetli Misafirler,
Samsun Üniversitesi bugün fizikî altyapısının yanında akademik, bilimsel ve kurumsal göstergelerde de ciddi bir yükseliş içindedir. TÜBİTAK 2209 öğrenci projelerinde öğrenci başına düşen proje oranında üç yıldır ilk sırada yer almanın gururunu yaşadık. URAP 2025-2026 sıralamasında 32 basamak yükselerek Türkiye’de en fazla yükseliş gösteren üniversitelerden biri olduk. YÖK’ün         Üniversite İzleme  ve Değerlendirme göstergelerinde  de endüstriyel  ve sektörel projelerden yarışma başarılarına, ulusal iş birliklerinden bağış miktarına kadar birçok alanda Türkiye’nin ilk 20 üniversitesi arasında yer aldık.
Bu rakamlar elbette önemlidir. Ancak asıl başarı, Samsun halkının üniversitesine sahip çıkmasında; öğrencilerimizin “İyi ki Samsun Üniversitesini tercih etmişiz.” diyebilmesinde; akademisyenlerimizin bu genç kurumun parçası olmaktan gurur duymasında gizlidir. Çünkü bir üniversiteyi güçlü yapan yalnızca bütçesi, binaları veya sıralamalardaki yeri değildir; o üniversiteye duyulan güvendir. Samsun Üniversitesi şehir tarafından sahiplenilmiş bir kurumsa, sekiz yıllık yolculuğumuzun en değerli kazanımlarından biri budur. Samsun adı bizim için sadece coğrafi bir tanımlama değil, bilimsel, akademik, kültürel ve entelektüel temsil sorumluluğudur.Bu nedenle Üniversitemizi şehrin dışında duran bir ada değil; şehrin içinde, şehirle birlikte ve şehir için bir üniversite olarak gördük. Düşünce ve Sanat Akademisinden bilim iletişimi faaliyetlerine, üniversite-sanayi iş birliklerinden Mayıs’Tasarım gibi kültür ve sanat etkinliklerine kadar attığımız adımların arkasında bu düşünce vardı.
Üniversite, bir şehrin ufkunu genişletir; yeni sorular sordurur, yeni fikirlerin konuşulmasını sağlar ve gençleri düşünmeye, üretmeye, sorgulamaya teşvik eder. Samsun Üniversitesinin bugün şehrimizin bilimsel, kültürel ve entelektüel gelişimine öncülük eden merkezlerden biri hâline gelmesini son derece kıymetli buluyorum.
Değerli Dostlarım,
Bugünkü açılışın benim açımdan ayrı bir anlamı daha var. Eylül 2018’de başladığım Kurucu Rektörlük görevimin sekizinci yılını tamamlamama kısa bir süre kaldı. Sekiz yıl, bir üniversitenin tarihinde kısa bir süredir. Ancak kurucu dönemler zamanla değil; ortaya konan fikirle, oluşturulan kültürle ve geride bırakılan kurumla ölçülür. Göreve başladığımız gün bugünkü imkânlarımız yoktu. Ama fikrimiz, heyecanımız, irademiz, çalışma arkadaşlarımız ve bize güvenen bir şehrimiz vardı. Bugün Ballıca’da, bir zamanlar “Burayı ne yapabiliriz?” diye düşündüğümüz hangarların öğrencilerle dolduğunu; kâğıt üzerinde konuştuğumuz projelerin hayat bulduğunu ve ilk TEKNOFEST heyecanının güçlü bir proje kültürüne dönüştüğünü görüyorum. Fakat bugün burada bir dönemin sonunu değil, bir kurumun geleceğine olan inancımı ifade etmek istiyorum.
Üniversitelerde görevler ve makamlar geçicidir. Ama üniversite kalır; asıl olan müessesedir. Kurucu Rektörlük görevini üstlendiğim ilk günden itibaren temel meselem, benden sonra da güçlü biçimde yoluna devam edebilecek bir üniversite kurabilmekti. Kurucu olmanın anlamı her şeyi kendinize bağlamak değil; kurumun siz olmadan da yaşayabilecek, büyüyebilecek ve kendisini yenileyebilecek bir yapıya kavuşmasını sağlamaktır. Bugün Samsun Üniversitesinin kurumsal kültürü oluşmuş, eğitim anlayışı yerleşmiş, araştırma ve proje ekosistemi güçlenmiş, şehirle sağlam bağlar kurulmuşsa; kurucu dönemin en önemli vazifesi yerine getirilmiş demektir. Bu bakımdan içim rahat. Temel sağlamdır. Sağlam bir temel aynı zamanda daha büyük bir yapının üzerinde yükselebileceği imkân demektir. Samsun Üniversitesi bundan sonra çok daha ileriye gitmeli; yeni araştırma alanları açmalı, daha fazla uluslararasılaşmalı, bilimde, teknolojide, kültürde ve sanatta daha güçlü söz söylemelidir. Şehrinin ve ülkesinin meselelerine daha fazla çözüm üretmeye devam etmelidir. Ve her şeyden önemlisi; bu ülkeye iyi yetişmiş, ahlaklı, özgür düşünebilen, sorgulayan, üreten ve sorumluluk üstlenen gençler kazandırmalıdır. Çünkü bir üniversiteden geriye kalan en büyük miras ne makam, ne bina ne de tabeladır: insan kaynağıdır; yetiştirdiğiniz gençler ve dokunduğunuz hayatlardır.
Kıymetli Çalışma Arkadaşlarım,
Sekiz yılda gerçekleştirilen hiçbir işi tek başımıza yapmadık. Bu üniversiteyi birlikte kurduk. Akademisyenlerimizin bilgisi, idari personelimizin emeği, öğrencilerimizin heyecanı, devletimizin ve şehrimizin desteği olmadan bugün burada olamazdık. Gecesini gündüzüne katarak çalışan tüm akademik ve idari çalışma arkadaşlarıma huzurlarınızda gönülden teşekkür ediyorum. Üniversitemizin kuruluşundan bugüne bizlere destek veren başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm bakanlarımıza; Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Prof. Dr. Erol Özvar Hocamıza ve YÖK Yürütme Kurulu üyelerimize; valilerimize; Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanımız Mehmet Muş Bakanımıza ve milletvekillerimize, özellikle kuruluş kanunumuzda imzaları bulunan Sayın Ahmet Demircan Bakanımıza, Çiğdem Karaaslan’a, Orhan Kırcalı’ya, Fuat Köktaş’a ve Hasan Basri Kurt’a; Büyükşehir Belediye Başkanlarımıza, mevcut başkanımız Halit Doğan’a, ilçe belediyelerimize, kamu kurumlarımıza, sanayicilerimize, iş insanlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, basınımıza ve Samsunlu hemşerilerimize şükranlarımı arz ediyorum.
Bugün hizmete açtığımız binaların tasarımını yapan Mimarlık ve Şehir çalışmaları merkezimizin müdürü Doç. Dr. Halil İbrahim hocama ve ekibine binaların yapımında emeği bulunan mimarından mühendisine, işçisinden teknik personeline; yüklenici firmamız Yükseliş İnşaat’a ve Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığımızın bütün çalışanlarına teşekkür ediyorum. Değerli Misafirler,
Sekiz yıl önce yola çıkarken sıkça kullandığım bir ifade vardı: “Hep beraber, bu şehirle beraber...” O gün bu cümlede bir ümit vardı; bugün ise sekiz yıllık yaşanmış bir tecrübe var. Gerçekten hep beraber yürüdük. Şehir bize sahip çıktı, biz de şehrimize layık olmaya çalıştık. Bundan sonra Samsun Üniversitesinin hikâyesi devam edecek. Yeni yöneticiler, öğrenciler, akademisyenler ve fikirler gelecek; bugün hayal ettiğimizin ötesinde işler yapılacak. Zaten olması gereken de budur. Üniversite bir defa kurulup tamamlanan bir yapı değildir. Ben üniversiteyi “daima kurulmakta olan bir yer” olarak tarif ediyorum. Bilgi, öğrenci ve dünya değiştikçe üniversite de kendisini yeniden kurar. Kurucu dönem tamamlanıyor olabilir; ama Samsun Üniversitesini kurma işi hiçbir zaman tamamlanmayacaktır.
Biz de üzerimize düşen kısmı yapmaya gayret ettik. Eksiğimiz, yetiştiremediğimiz işler ve daha iyisini yapabileceğimiz hususlar elbette olmuştur. Ancak sekiz yıl boyunca kararlarımızı verirken kendimize hep şu soruyu sorduk: “Samsun Üniversitesi için doğru olan nedir?” En büyük temennim, bizden yıllar sonra burada görev yapanların 2018’de atılan ilk tohumların güçlü bir ağaca dönüştüğünü görmeleri ve o ağacı hayal edebileceğimizden çok daha büyük bir ormana dönüştürmeleridir. Rabbim bu güzel müesseseyi daim eylesin. Bu kapılardan güzel insanlar girsin; bu odalarda Üniversitemizin geleceğini büyütecek doğru kararlar alınsın. Bu Üniversiteden yetişen gençler ülkemize, milletimize ve insanlığa hayırlı hizmetlerde bulunsun. “Nitelikli Toplum için Nitelikli Üniversite” idealimiz bu çatı altında yaşamaya ve büyümeye devam etsin. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Samsun Üniversitesi Rektörlük ve İdari Birimler Binalarının Üniversitemize, Samsun’umuza ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum. Bu anlamlı günümüzde bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize gönülden teşekkür ediyor; hepinizi sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.
 Plaket takdimi ve kurdele kesimi
Konuşmaların ardından, Rektörlük ve İdari Birimler Binalarının yapımını başarıyla tamamlayarak üniversiteye kazandırılmasındaki değerli katkıları, gösterdiği özen ve özverili çalışmaları nedeniyle Yükseliş İnşaat Genel Müdürü Yasin Tikici'ye Rektörümüz Prof. Dr. Mahmut Aydın tarafından plaket takdim edildi. Tören, Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi öğretim elemanı İbrahim Urgancı’nın okuduğu dua eşliğinde Vali Orhan Tavlı ve protokol üyelerinin gerçekleştirdiği kurdele kesimi ve yeni binaların gezilmesiyle sona erdi.
Dört binadan oluşan modern ve sürdürülebilir yerleşke
Ballıca Kampüsü'nde oluşturulan Rektörlük ve İdari Birimler Yerleşkesi; Ana Bina, 1 No'lu Bina, 2 No'lu Bina ve Yemekhane olmak üzere toplam dört binadan meydana geliyor. Yerleşkede 6.490 m² Rektörlük Binası, 2.535,80 m² 1 No'lu Bina, 1.313,43 m² 2 No'lu Bina ve 529,20 m² Yemekhane ile birlikte toplam 10.868,43 m² kapalı alan bulunuyor. Rektörlük Binası ve Yemekhane yeni inşa edilirken, Meteoroloji tarafından ihalesi yapılmış ancak yarım kalmış iki mevcut yapı kapsamlı biçimde yenilenerek üniversitenin idari birimlerinin kullanımına kazandırıldı.
Yapım çalışmalarına 6 Haziran 2024 tarihinde başlanan yerleşkenin geçici kabul itibar tarihi 30 Haziran 2026 olarak gerçekleşti. Zemin güvenliğinin artırılması amacıyla radye temel altında jet grout enjeksiyon yöntemiyle zemin iyileştirmesi uygulanan yapılarda, fibercement dış cephe kaplaması ve kenetli çatı sistemleri tercih edildi. Çevre düzenlemesi kapsamında yaklaşık 10.000 m² yeşil alanda rulo çim uygulaması yapıldı; 180 araç kapasiteli otopark ve yaklaşık 1.250 m² büyüklüğünde tören alanı oluşturuldu. Sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda Yemekhane binasının çatısına 73 kW kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali kuruldu; toplam 50 m³ kapasiteli iki depo ile yağmur sularının toplanarak değerlendirilmesi sağlandı.

Takip

Yorum Yap

* Güvenlik gereği ip adresiniz saklanmaktadır. 3. şahıslara kesinlikle paylaşılmamaktadır.