Samsunspor’un sahasında Başakşehir karşısında aldığı 2-0’lık mağlubiyetin ardından yaşananlar, skorun çok daha ötesinde bir yarayı açtı.
Şunu net söyleyelim: Samsunspor’u bugünlere getiren bu kadrodur. Yokluklardan, imkânsızlıklardan, transfer yasaklarından geçip bu takımı ayağa kaldıranlar yine bu oyuncular oldu. Ligi üçüncü sırada bitirip Avrupa kapılarını açan, bu şehre yıllar sonra yeniden gurur yaşatan isimler de onlar. Tribünlerden yükselen ıslıklar, yuhalamalar ve özellikle bazı futbolcuların hedef tahtasına konulması Samsunspor’a fayda sağlamaz. Eleştiri başka, aşağılamak başka şeydir. Maç bitmeden yapılan protestolar, sahadaki oyuncunun ayağını değil, yüreğini titretir. Kötü günde takımının yanında durmayanın, iyi günde attığı tezahüratın da bir anlamı kalmaz.
Samsunspor yönetiminin ve özellikle Başkan Vekili Veysel Bilen’in tepkisi bu açıdan son derece yerindedir. Çünkü bu takım 7 yılda 3. Lig’den Avrupa sahnesine çıkmışsa, bu bir masal değil; emek, sabır ve doğru yönetimin sonucudur. Başkan Yüksel Yıldırım’ın Samsunspor için ne kadar kararlı ve vizyoner olduğu ortadadır. Bu camianın, başkanın gerekeni yapacağından en ufak bir şüphe duymaması gerekir. Dün nasıl yaptıysa, bugün de yarın da Samsunspor’un menfaatleri için en doğru adımları atacaktır.
Futbolda inişler ve çıkışlar vardır. Bu kaçınılmazdır. Yoğun maç trafiği, sakatlıklar, dar kadro ve Avrupa yolculukları bu takımın omuzlarındaki yükü fazlasıyla artırmıştır. Teknik Direktör Thomas Reis’in maç sonunda sorumluluğu açıkça üstlenmesi de bunun göstergesidir. Elindekiyle mücadele etti, olmadı. Futbol bazen böyle acımasızdır.
Öte yandan Eyüp Aydın meselesinde ipin fazlasıyla gerildiğini düşünüyorum. Henüz 20 yaşında bir futbolcudan bahsediyoruz. Samsunspor formasını giydiği sürece bu armaya hizmet eden her oyuncu bizim oyuncumuzdur. Bir poşet ya da bir el öpme üzerinden genç bir futbolcuyu linç etmek ne Samsunspor kültürüne ne de insanlığa yakışır.
Ve bir noktayı daha hatırlatmak isterim: Bugün Samsunspor’un bu noktaya gelmesinde en önemli pay sahiplerinden biri Okan Kocuk’tur. Zor zamanlarda yaptığı kurtarışlar, takımın ayakta kalmasını sağlayan performansı çabuk unutulmamalıdır. Futbol hafızası bu kadar kısa olmamalı.
Samsunspor iki gün sonra Almanya’da Avrupa sahnesine çıkacak. Orada alınacak bir galibiyette bugün yuhalanan oyuncular alkışlanacaksa, burada ciddi bir samimiyet sorgulaması yapmak gerekir. Taraftarlık günübirlik duygularla savrulmak değildir.
Son sözüm şudur:
Samsunspor’un bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey sabır, destek ve vefadır. Bu takım düşe kalka büyüyor. Ve unutmayalım; Samsunspor ancak böyle büyür, ancak böyle kazanır.

















