Terme Belediyesi eski Meclis Üyesi Rümeysa Eker'i tanımayan kalmadı sanırım.
"Çok enteresandır, bu ülkede tefeciler Kemalist'tir, solu destekler. Bu ülkede banka patronları Kemalist'tir, solu destekler. Bu ülkede seks shop işletenler Kemalist'tir, solu destekler..."
Diye uzayıp giden yazıyı Facebook hesabından paylaşan Eker, konu gündeme gelince hem meclis üyeliğinden hem de partisinden istifa etti.
Genç yaşta tek tek çıktığı siyaset basamakları bir anda üstüne çöktü.
Rümeysa Eker konu ilk gündeme geldiğinde, tıpkı "Kürt kadınları için fıkra" anlatan iş insanı Rahmi Koç gibi özür dileseydi; "Bir anda boşluğuma geldi, gençliğime verin" ya da "Bu yazı aslında benim değil, ben de tamamını okumadan kopyala yapıştır yaptım" deseydi belki de bu kadar gündem olmayacaktı.
Aslında benim de değinmek istediğim konu tam olarak bu.
Hangi siyasi görüşe sahip olursanız olun sosyal medya kullanımına ve orada yaptığınız paylaşımlara çok dikkat etmeniz gerekiyor. Kurduğunuz bir cümle, paylaştığınız bir yazı aynı Rümeysa Eker'de olduğu gibi siyasi hayatınızın bitmesine, hatta ceza almanıza bile neden olabilir.
Evet, sosyal medyada özellikle bot hesap dediğimiz, kimliği belli olmayan ve yurt dışı kaynaklı olduğu belirtilen; devlet büyüklerini, Türkiye'yi, siyasileri ya da iş insanlarını hedef alan paylaşımlar bilerek servis ediliyor.
Başta da dediğim gibi; belki de Rümeysa Eker bu yazıyı bütün olarak bile okumadı, yine bence bu yazı açık açık bir yerden alınmış ve kopyala yapıştır şeklinde olmuştur.
Fakat hiçbir kabahat böyle bir paylaşım yapılmasının üzerini örtemez. Herkes birbirine, birbirinin görüşlerine, inancına ve değerlerine saygı duymak zorundadır.
Evet, Rümeysa Eker konusu tamamen ders çıkarılması gereken bir durumdur. Özellikle gençlere seslenmek istiyorum: Ülkenizi, devlet büyüklerinizi kötüleyen yazıların, yayınların önünü arkasını düşünmeden, araştırmadan inanmayın ve paylaşmayın.
Yoksa telafisi olmayan sonuçlar ortaya çıkabilir.

















