Zaman ilerledikçe, teknoloji geliştikçe sevgiden, saygıdan, birliktelikten, sohbetten; hatta kavgalardan, küsmelerden bile uzaklaşır olduk. Nasıl mı? İnsanlar teknolojiyle birlikte bazı duygularını da kaybetmeye başladı. Telefon, tablet, bilgisayar vb. teknolojik aletlerin kullanımı maalesef bir yaş altına kadar düştü.
Teknolojik aletler bir yandan hayatımızı kolaylaştırsa da diğer yandan duygularımızı, hafızamızı ve ezber yeteneklerimizi olumsuz etkiliyor. Eskiden cep telefonları yokken insanlar hafızalarında en az on numara ezberlerdi. Şimdiki çağda ise kimi insanlar eşinin, annesinin ya da çocuğunun numarasını bile ezberleyemiyor. Çünkü teknoloji ve yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırsa da manevi yönden bizi zayıflatıyor.
Eskiden düğün davetiyeleri bir araca binilip zevkle akraba, eş ve dostlara ulaştırılırdı. Bu ziyaretlerde tatlı sohbetler edilir, dostluklar pekişirdi. Şimdi ise davetiyeler bile sosyal medya bağlantıları üzerinden gönderiliyor. Aslında teknolojiyle birlikte neleri kaybettik: Sohbetleri, sevgileri, hatta küskünlükleri bile…
İnsanlar artık küskünlüklerini bile sosyal medyada paylaşıyor. Alıntı sözler, atarlı-giderli cümleler… Küstüğü kişi bu gönderiyi okuyarak anlamalı ki o söz ona ait. Sevinçler de çoğu zaman bir görselle duyuruluyor. Belki de bunu hepimiz yapıyoruz. Oysa keşke sosyal medyayı, yapay zekâyı ve teknolojiyi gerçek amaçlarıyla kullanabilsek. Eskiden olduğu gibi ailece film geceleri yapıp, meyve ve çerez eşliğinde birlikte film izlesek, üzerine yorumlar yapsak… Şimdi ise aynı sofrada bile herkesin elinde bir telefon var ama iletişim yok. Ne acı!
Bir restoranda yemek siparişleri gelene kadar bile insanlar arası sohbet kalmadı, herkes telefona gömülmüş durumda. Bebeklerimiz bile beş-altı aylıkken teknolojiyle tanışıyor. Yemek yedirmek için önüne telefon açılan bebekler, zamanla bağımlı hale geliyor.
Eskiden çocuklarımızı parklardan, top oynarken evlere zor getirirdik. Şimdilerde ise onları evden dışarı çıkarmakta zorlanıyoruz. Toplum olarak daha çok bilinçlenmeliyiz. En azından bebeklerimizi 2 yaşına kadar telefondan uzak tutmalıyız. Arkadaş ortamlarında mümkün oldukça sohbet etmeli, anılarımızı, hedeflerimizi, hayallerimizi konuşmalıyız. Aile içinde çocuklarımızla ve büyüklerimizle daha fazla vakit geçirmeli, telefonu biraz olsun elimizden bırakmalıyız.
Sevinçlerimizi sosyal medyadan paylaşmak yerine sevdiklerimizi arayarak ya da ziyaret ederek paylaşmalıyız. Yakın akrabalarımızı evlerinde ziyaret etmeli, uzaklardakilerle ise telefon aracılığıyla görüntülü konuşmalıyız.
Teknolojiyi bilinçli şekilde kullanırsak hem mutluluğumuzu hem de zamanımızı en iyi şekilde değerlendirmiş oluruz.
Unutmayalım: Teknolojiyi biz yönetirsek hayatımıza değer katar; teknoloji bizi yönetirse, değerlerimizi kaybederiz.


















Güzel yazınız için teşekkürler